Edward Said’in Oryantalizm eseri, Avrupa’nın Doğu algısına dair yeni ufuklar açmıştır. Said, Avrupa’nın Doğu üzerindeki hâkimiyetini merkeze alan oryantalist söylemi eleştiren bir yaklaşım geliştirmiştir. Kim Hall, Emily Bartels ve Jack D’Amico gibi eleştirmenler, Avrupa’nın Doğu üzerindeki üstünlüğünü sömürgecilikten önceye dayandırırken, Nabil Matar bu görüşe karşı çıkar. Matar, erken modern dönemde Osmanlı-Avrupa ilişkilerinin daha kapsamlı incelenmesi gerektiğini savunur ve Avrupa’nın sözde üstünlüğüne yapılan vurgunun yanıltıcı olduğunu öne sürer. Bu nedenle, erken modern dönemdeki Osmanlı-Avrupa ilişkilerini anlamak için yeni bir yöntem gereklidir. Matar, mikro-tarihsel bir yaklaşım benimseyerek arşiv kaynaklarını inceler ve Osmanlı dünyasını ziyaret eden Avrupalı seyyahların farklı deneyimlerini değerlendirir. Çalışmaları, 16. ve 19. yüzyıllar arasında yazılmış zengin ve çok sesli anlatıları detaylı bir şekilde ele alır. Ayrıca, bugüne kadar yeterince incelenmemiş olan Danimarka-Norveç gözlemlerinin diğer Avrupa ülkelerinden nasıl farklılaştığını araştırmak önemlidir. Bu amaçla, Hark Olufs’ Odd Adventures or Marvellous Skirmishes in Turkey (1747) adlı eser, Nabil Matar’ın yöntemiyle analiz edilecektir. Bu analiz, Olufs’un esaret anlatısını yazma ve yayımlama motivasyonlarını anlamayı hedeflemektedir. Bu araştırma erken dönem Osmanlı-Avrupa ilişkilerini açıklamak için yalnızca Edward Said’in Oryantalizm eserine dayanmak yerine, Nabil Matar’ın alternatif bir eleştirmen olarak önemini vurgulamayı amaçlamaktadır.
Baktir et al. (Mon,) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: