Su, günümüzde sadece yaşamın kaynağı değil aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın da ana hedeflerinden biridir. Ekonomik büyümenin itici gücü olan su, aynı zamanda önemli bir üretim faktörüdür. Bu yüzden azalan su kaynakları büyüme üzerinde negatif etkiye sahiptir. Suyun kullanımının ardından atık yönetimi ve kanalizasyon şebekesinin etkin işleyişi ise büyüme ile ilişkilidir. Türkiye’de su hizmetleri belediyeler tarafından yerine getirilmektedir. Bu çalışmada, Türkiye İstatistik Kurumu sitesi üzerinden elde edilen veriler ile 2004–2022 yılları arasında; 81 il düzeyinde içme ve kullanma suyu şebekesi ile hizmet verilen belediye nüfusun toplam belediye nüfusuna oranı, kanalizasyon şebekesi ile hizmet verilen belediye nüfusunun toplam belediye nüfusuna oranı ve atık hizmeti verilen belediye nüfusunun toplam belediye nüfusuna oranı ile GSYH arasındaki ilişki Mekânsal analiz yöntemi ile test edilmiştir. Analiz yöntemi coğrafi açıdan birbirine yakın olan birimler arasında, değişkenler arası etkileşimi ölçmeye yardımcı olan bir yöntemdir. Çalışma sonucunda; Türkiye için belirlenen yıllar aralığında atık ve temiz su hizmeti veren belediyelerin faaliyetleri ve GSYH verileri arasındaki mekânsal ilişkinin güçlü ve zayıf olduğu iller tespit edilmiştir. Her bir değişken için risk haritaları oluşturulmuş ve mekânsal dağılım haritaları çıkarılmıştır. Mekânsal otokorelasyonun olup olmadığını gösteren Moran I indeksi sonuçlarına göre içme suyu, atık su ve atık hizmetleri ile büyüme ilişkisi arasında pozitif otokorelasyon tespit edilmiştir. LISA (Local Indicator of Spatial Association) kümeleme haritaları ile iller arasındaki ilişki düşük, yüksek, ilişkisiz şekilde kümelenmiştir.
Ayşe Çay Atalay (Thu,) studied this question.