Amaç: Toraks cerrahisi sonrası ağrı yönetimi, postoperatif morbidite ve mortalitenin azaltılmasında kritik öneme sahiptir. Torakal epidural analjezi (TEA) güçlü analjezik etkinliği nedeniyle altın standart kabul edilmekle birlikte, olası komplikasyonları nedeniyle alternatif rejyonal tekniklere ilgi artmaktadır. Bu çalışmada farklı analjezi yöntemlerinin etkinliği ve komplikasyonlarla ilişkisi değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntemler: Ocak 2023-Eylül 2025 tarihleri arasında torakotomi veya video yardımlı torakoskopik cerrahi (VATS) uygulanan 885 hasta retrospektif olarak incelendi. Uygulanan analjezi yöntemleri TEA, paravertebral blok (PVB), erektör spina plan bloğu (ESP), serratus anterior (SA), serratus posterior superior interkostal (SP) plan bloğu ve intravenöz analjezi (İVA) olarak kaydedildi. Analjezik etkinlik, postoperatif 1., 2., 6., 12. ve 24. saatlerde ölçülen VAS skorları ile değerlendirildi. Bulgular: VATS grubunda en sık ESP, torakotomi grubunda ise TEA tercih edildi. Tüm zaman noktalarında VAS skorları açısından anlamlı fark saptandı (p<0.001). En düşük ağrı skorları PVB, ESP ve TEA gruplarında, en yüksek skorlar İVA grubunda gözlendi. Tramadol tüketimi gruplar arasında anlamlı farklılık gösterdi. Bulantı-kusma en sık İVA grubunda, hipotansiyon ve bradikardi ise TEA grubunda görüldü. Sonuç: TEA güçlü analjezi sağlamakla birlikte hemodinamik yan etkiler nedeniyle dikkatli hasta seçimi gerektirir. ESP ve PVB etkili ve güvenli alternatiflerdir. Multimodal analjezi yaklaşımları kapsamında rejyonal blokların kullanımı, opioid gereksinimini azaltarak daha etkin ve dengeli ağrı kontrolü sağlayabilir. Ancak retrospektif tasarım nedeniyle ileriye dönük randomize çalışmalara ihtiyaç vardır.
Acıl et al. (Thu,) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: