Paris kenti tarihsel dokuları korunmuş en önemli dünya kentlerinden biridir. Bu özelliğinin yanı sıra Paris, önemli kültür ve sanat merkezi olma özelliğini de taşır. Kent L’île de la Cité adasında kurulmuş ve dairesel olarak tarihi bir büyüme göstermiştir. Paris, içinden kıvrılarak geçen Seine nehri ile özdeşleşmiştir. Kentin Seine nehrinin güneyine bakan bölümüne sol kıyı, kuzeyine bakan bölümüne sağ kıyı denir. Nehir ekolojik ve estetik doğal değerlerinin dışında aynı zamanda bir nehir ulaşım yoludur. Kentin sağ ve sol yakalarını birbirine bağlayan, periferi sınırları içinde, otuz sekiz köprü bulunmaktadır. Büyük bir çoğunluğu teknik ve sanatsal olarak özel bir yapıya sahiptir. Kentle bütünleşmiş köprülerin her birinin ilgi çekici ayrı bir tarihi vardır. Paris kentine genel bir bakış atıldığında akla; köprüler, barok yapılar, Mansart çatıları ve Seine nehri gelir. Hemen her köprü buna benzer büyük ya da küçük meydanlara bağlanır. Yani kentin tarihi dokusu bakımından önemli bir yere sahiptirler. Köprülerin işte bu işlevleri açısından yapılan araştırmalar yetersizdir. Bu yüzden köprülerin diğer özelliklerinin yanı sıra kent dokusundaki etkileri ve fiziki uyumları yönünden analizlerine önem verilmiştir. Periferide yer alan her bir köprü kent dokusundaki rolleri açısından detaylı bir şekilde irdelenmiştir. Bu yüzden her köprü için özel bir dispozisyon oluşturulmuştur. Bu dispozisyonlar tüm köprüleri içeren bir dispozisyona bağlanarak, kentin tüm köprülerini içeren kent dokusunun genel yapısı açısından bir sonuca varılmıştır. Bu çalışma ileride bir kitaba dönüştürülecektir. Ekte sunduğumuz makale, iki örnekle çalışmanın amacını ifade etmektedir. Aynı zamanda çalışma, bir dünya kenti olan Paris’in kent dokusu açısından gösterdiği farkındalığın yanı sıra, turizm potansiyelinin de bir göstergesi olacaktır.
İsmet Vildan Alptekin (Sun,) studied this question.