Türk hukukunda bilgi uçuran işçilerin korunmasına ilişkin açık bir düzenlemenin bulunmaması bu olgunun gerek iş hukuku gerekse temel hakların anayasal düzeydeki işleyişi bakımından ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada “bilgi uçurma” olgusu, demokratik toplum düzeninin gereği olan şeffaflık ve hesap verirlik ilkeleri ile ilişkilendirilmekte ve bu çerçevede ayrı bir olgu olarak koruma görmediği hukuk düzenlerinde dahi “bilgi uçurma”nın “işçinin ifade özgürlüğü” kapsamında hukukî koruma altına alınmasının yerindeliği açıklanmaktadır. Türk hukuk sisteminde bilgi uçuran işçiyi doğrudan koruyan özel bir düzenlemenin mevcut olmaması, bu konunun anayasal hakların yatay etkisi teorisi çerçevesinde incelenmesini faydalı ve gerekli kılmaktadır.Bu noktadan hareketle çalışma, temel hakların özel hukuk ilişkilerindeki yatay etkisini merkezine almakta ve bilgi uçurmanın ifade özgürlüğü kapsamında korunup korunamayacağı sorusunu anayasal değerler ile özel menfaatler arasındaki çatışmaların iş hukukuna yansıması temelinde yanıtlama çabasındadır. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi içtihatları ve ilgili Avrupa Birliği Yönergesi ışığında yapılan değerlendirmeler, Türk hukukunda yapılması gereken yasal düzenlemenin çerçevesini belirleme amacını da taşımaktadır. Çalışmada ayrıca, bilgi uçurmanın amacına, bilgi uçurma kanallarına ve korunma şartlarına ilişkin ölçütler ortaya konulmakta; pozitif düzenleme yapılıncaya dek anayasal yorumla sağlanabilecek asgarî güvenceler önerilmektedir. Böylelikle hem anayasa hukukuna hem de iş hukukuna katkı sunan bütüncül ve normatif bir çözüm önerisi geliştirilmektedir.
Dülger et al. (Fri,) studied this question.