Giriş: Helicobacter pylori (H. pylori), gastrit, peptik ülser ve mide kanseri başta olmak üzere çeşitli gastroduodenal hastalıklarla ilişkili yaygın bir kronik bakteriyel enfeksiyon etkenidir. Türkiye'de prevalansı yüksek düzeyde seyretmekte; klaritromisin direncinin artması ise tedavi başarısını olumsuz etkilemektedir. Enfeksiyon etkeninin ve antibiyotik direncinin doğru ve hızlı saptanması, tedavi stratejilerinin belirlenmesinde kritik öneme sahiptir. Dışkı örneklerinden uygulanan PCR tabanlı moleküler yöntemler, yüksek duyarlılık, özgüllük ve hızlı sonuç verme avantajları nedeniyle bu amaçla giderek daha fazla kullanılmaktadır.Yöntemler: 1 Eylül 2023 – 31 Ağustos 2024 tarihleri arasında hastanemize başvuran ve uygunluk kriterlerini karşılayan 2215 yetişkin hastanın dışkı örneği, dışkı PCR yöntemi kullanılarak H. pylori enfeksiyonu ve klaritromisin direnci açısından retrospektif olarak değerlendirilmiştir. DNA analizi, Sigmoida qCYCLER 48 cihazı ve HPYLO-BioSpeedy kiti kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacı, dışkı örneklerinden H. pylori saptanma oranını ve klaritromisin direnç paternlerini moleküler yöntemlerle belirlemektir.Bulgular: Tüm çalışma popülasyonunun (n=2215) %27,13'ünde (601/2215) H. pylori PCR pozitifliği saptanmıştır. H. pylori pozitif saptanan 601 hastanın 244'ünde (%40,59) klaritromisin direnci tespit edilmiştir. Çalışma popülasyonunun %53,86'sı kadın, %46,14'ü erkek olup ortalama yaş 39,99 ± 14,68 yıldır. Cinsiyete göre değerlendirildiğinde kadınların (n=1193) %29,3'ünde (n=350), erkeklerin (n=1022) %24,6'sında (n=251) H. pylori PCR pozitifliği saptanmıştır. Klaritromisin direnci; kadınlarda H. pylori pozitif olanların %40,3'ünde (141/350), erkeklerde ise H. pylori pozitif olanların %41,0'ında (103/251) tespit edilmiştir.Tartışma: Elde edilen sonuçlar, Türkiye'de bildirilen yüksek klaritromisin direnç oranlarıyla uyumlu olup klaritromisin bazlı ampirik tedavi rejimlerinin etkinliğinin giderek azaldığını desteklemektedir. Dışkı örneklerinden PCR ile gerçekleştirilen eş zamanlı H. pylori ve direnç tespiti, invaziv olmayan, hızlı ve güvenilir bir tanı yaklaşımı sunmaktadır.Sonuç: Bu çalışma, bilgimiz dahilinde Türkiye'de dışkı örneklerinden PCR tabanlı moleküler yöntemler kullanılarak H. pylori enfeksiyonu ve klaritromisin direncinin eş zamanlı olarak değerlendirildiği ilk çalışma olma özelliğini taşımaktadır. Bulgular, bölgesel H. pylori epidemiyolojisine ve antibiyotik direnç paternlerine ışık tutmakta; direnç temelli, bölgeye özgü tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlamaktadır. Dışkı PCR yönteminin non-invaziv yapısı ve eş zamanlı tanı kapasitesi göz önüne alındığında, bu yaklaşımın klinik pratikte yaygınlaşmasının H. pylori yönetimini iyileştireceği ve antibiyotik direnciyle mücadelede etkin bir araç sunacağı öngörülmektedir. Gelecekte yapılacak çok merkezli, prospektif çalışmalar yöntemin geçerliliğini daha geniş popülasyonlarda doğrulayacaktır.
İnce et al. (Fri,) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: