Algı, sosyal bilimler alanında felsefe, psikoloji ve sosyoloji gibi disiplinlerde temel bir konuma sahiptir. Bu disiplinler algının kaynağı, etkisi, hakikatle ilişkisi vb. konuları insan ve toplum üzerinden incelemektedir. Ancak algı, insani ve toplumsal yönünün yanı sıra devlet aktörüne olan etkisi itibariyle uluslararası ilişkiler disiplininin de bir konusunu oluşturmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı algı kavramının uluslararası ilişkilerdeki yeri ve önemini incelemektir. Çalışmada literatür taraması yapılarak algının kavramsal ve teorik bir incelemesi yapılmıştır. Çalışmada algının; hangi disiplinlerin etkisiyle uluslararası ilişkilere geldiği, dış politika analizindeki ve teorilerdeki yeri, hangi analiz düzeylerinde incelendiği, teorisyenleri, temel çalışmaları ve uygulama alanları ortaya konulmuştur. Algının psikolojinin etkisiyle uluslararası ilişkilere giriş yaptığı görülmektedir. Algı kavramı dış politika analizinin psikolojik ve bilişsel unsurlarından birisi olarak dış politikanın oluşum ve uygulama sürecini etkileyen faktörlerden birisidir. Realizm, Neo-realizm, Liberalizm, İngiliz okulu, eleştirel teoriler gibi teorilerin algıya yönelik açıklamaları olsa da psikoloji disiplini ile uyumu ve bilişsel faktörlere verdiği önem itibariyle İnşacı teori algıyı açıklayan en uygun teori olarak ön plana çıkmaktadır. Algı çoğunlukla, klasik çalışmalarda sistem düzeyinde, günümüzde ise birey düzeyinde incelenmektedir. Ancak devlet seviyesinin algı açısından en uygun analiz düzeyi olduğu söylenebilir. Devlet-altı aktörlerin algı yönünden incelenmesinin uygun bir analiz birimi olabileceği çalışmanın önerilerindendir.
Mustafa Efe Ateş (Thu,) studied this question.