Bu çalışmada, Türk idari yargılama usulünde tespit davası kavramı, davanın yeri, işlevi ve özellikleri öğretideki görüşler ile Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kararları ışığında incelenmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda açıkça düzenlenmeyen tespit davası, medeni usul hukukunda bağımsız bir dava türü olarak kabul edilmekte olup, bir hukuki ilişkinin varlığının, yokluğunun veya kapsamının saptanmasını amaçlar. Ancak idari yargıda, bu dava türünün kabul edilip edilmeyeceği uzun yıllardır tartışma konusudur. Çalışmada önce tespit davasının medeni usul hukukundaki niteliği, amacı ve şartları ele alınmış; ardından idari yargıda bu davanın yeri ve gerekliliği değerlendirilmiştir. Daha sonra, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin önemli bazı kararları bağlamında tespit davasının idari yargıdaki gerekliliği incelenmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi, 1948 yılında verdiği kararında, idari işlemleri özel hukuk işlemlerinden ayıran ölçütleri ortaya koymuştur. Mahkemenin sonraki yıllarda verdiği kararları da incelenerek, tespit davasının idari yargıdaki gelişim çizgisi ortaya konulmuştur. Bihassa 20.11.2020 tarihli kararı, tespit davasının idari yargıda bağımsız ve müstakil bir dava türü olarak açılabileceği yönünde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bu karar, idari işlemlerin tespitinin idari yargı tarafından yapılmasına imkân tanıması bakımından önemli bir yenilik getirmiştir. İdari yargılama hukukunda tespit davası, öğreti ve içtihatlar çerçevesinde karşılaştırmalı bir yöntemle incelenerek tespit davasının Türk idari y
KAYA et al. (Mon,) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: