Son günlerde artan çevresel duyarlılık ve sürdürülebilirlik kavramına yönelik ilgi, teşebbüsleri çevre dostu iddiaları bir pazarlama aracı olarak kullanmaya yöneltmektedir. Ancak bu iddiaların gerçeği yansıtmaması veya yanıltıcı olmasıyla ortaya çıkan “yeşil aklama” olgusu, Türk hukuku kapsamında çeşitli hukukî sorumluluk rejimlerini gündeme getirmektedir. Bu çalışma, yeşil aklamanın doğurabileceği hukukî sorumluluğu dört temel eksende incelemektedir: genel haksız fiil sorumluluğu, haksız rekabet, sözleşmeye aykırılık ve güven sorumluluğu. Genel haksız fiil sorumluluğunun, mutlak hak ihlâlinin doğrudan gerçekleşmemesi ve zarar ile nedensellik bağının ispatındaki güçlükler nedeniyle sınırlı bir koruma sağladığı görülmektedir. Buna karşılık haksız rekabet hükümleri, yeşil aklamayı aldatıcı bir ticârî uygulama olarak addetmeye elverişlidir. Ayrıca, kusur veya zarar ispatı gerektirmeyen tespit, durdurma, önleme ve düzeltme gibi etkin taleplerle daha işlevsel bir mekanizma sunmaktadır. Sözleşmesel ilişkilerde ise yeşil aklama, bir mal veya işgörme ediminin vaat edilen niteliklere sahip olmaması nedeniyle ayıptan sorumluluğa yol açabilir. Bu durumda, onarım veya değiştirme pratik olarak imkânsızken, bedel indirimi de genellikle işlevsiz kalmaktadır. Dolayısıyla, alıcı için daha güçlü hukukî çare sözleşmeden dönme hakkı olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca genel olarak sözleşmesel sorumlulukta da ispat güçlükleri varlığını aynen korumaktadır. Son olarak, doğrudan sözleşmesel bir bağın bulunmadığı durumlarda, güven sorumluluğu önemli bir rol oynayabilecek bir sorumluluk sebebi teşkil etmektedir. Teşebbüslerin sürdürülebilirlik raporları gibi kamuya açık beyanlarına güvenerek hareket eden ve bu güvenin boşa çıkmasıyla zarara uğrayan kişilerin salt malvarlığı zararlarının tazmini, bu rejim kapsamında koşullarını sağlandığı ölçüde mümkün olabilmektedir. Bu çerçevede Türk hukuk uygulamasında güven sorumluluğunun yer bulmuş olması yeşil aklamaya karşı başvurulabilecek özel hukuk çarelerinin etkinliği yönünden önem taşımaktadır.
Barış Demirsatan (Mon,) studied this question.