Partnerlerinden sürekli olarak şiddet gören kadınların şiddet döngüsüne girerek öğrenilmiş çaresizlik geliştirdikleri bilinmektedir. Artarak devam eden şiddetin patlaması sonrası sakinlik evresine girilmesi ancak daha sonra şiddetin tekrar başlaması, mağduru şiddet döngüsüne sokmakta ve bu döngünün tekrarlaması da kişinin saldırı döngüsünden çıkamayacağına kanaat getirerek öğrenilmiş çaresizlik geliştirmesine sebep olmaktadır. Kendini çaresiz hisseden kadın, içinde bulunduğu örselenmiş kadın sendromu adı verilen psikolojik durumun etkisiyle saldırgan partnerinin şiddete tekrar başvuracağını düşünerek, döngü kendini tekrarlamadan partnerini savunmasız anında yakalayıp öldürmektedir. Bu makalenin amacı, bu şekilde partnerlerini öldürmek zorunda kalan kimselerin meşru savunma savunmasından yararlanıp yararlanmayacaklarını tespit etmektir.Makalede öncelikle örselenmiş kadın sendromundan, sendromun kadınlar üzerindeki etkilerinden ve bunun hukuki sonuçlarından bahsedilmiş, bu sendromun bir neticesi olduğu aile içi şiddet vakalarının niteliği ile aile içi şiddetin AİHS md. 3 kapsamında işkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muamele yasağı ve eziyet suçu ile ilişkisine değinilmiştir. ABD Yüksek Mahkemesi’nin konuyla ilgili içtihatları ve Türk ceza hukukunda meşru savunmanın şartları incelenmiştir. Örselenmiş kadın sendromu vakalarında “mevcut”, “gerçekleşmesi” veya “tekrarı muhakkak” saldırı şartı ile “savunmada zorunluluk bulunması” şartının sağlanıp sağlanmadığı ve savunmanın orantılılığı bahsi kapsamında meşru savunmada sınırın aşılmasına ilişkin hükümlerin uygulanabilirliği, suçun eziyet suçu veya zincirleme surette işlenen cinsel saldırı veya kasten yaralama veya kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesine göre ihtimallere ayrılarak, değerlendirilmiştir.
Gülen Soyaslan (Fri,) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: