Yapay zekâ tabanlı üretim tekniklerinin gelişimi, deepfake teknolojisini dijital şiddetin en yaygın araçlarından biri hâline getirmiştir. Özellikle rıza dışı üretilen müstehcen içeriklerin kadınlar ve çocuklar üzerindeki yıkıcı etkileri, mevcut hukuki çerçevelerin bu yeni tehdide cevap vermekte yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu çalışma, Amerikan hukukunda 2025’te kabul edilen “İçeriği– Erişimi Engelle Kanunu (İEKK)”nun bu boşluğu nasıl doldurduğunu incelemektedir. İEKK, rıza dışı mahrem içerikleri federal suç olarak tanımlamakta, platformlara kırk sekiz saat içinde kaldırma ve tekrar yüklemeyi engelleme yükümlülüğü getirmekte ve mağdurlara erişilebilir, kullanıcı dostu başvuru mekanizmaları sunmaktadır. Ayrıca Federal Ticaret Komisyonu’na verilen geniş yaptırım yetkileri, düzenlemeye gerçek bir uygulama kapasitesi kazandırmaktadır. Çalışma, bu federal modelin yalnızca Amerikan hukukunda bir paradigma değişimi yaratmadığını; küresel platform mimarisi üzerinde fiilî standartlar oluşturduğunu ve özellikle Türkiye gibi dijital dönüşüm sürecindeki ülkeler için uygulanabilir politika araçları sunduğunu ileri sürmektedir. Bu çerçevede, hızlı kaldırma standartları, hash tabanlı tekrar yükleme önleme teknolojileri ve çocuklara yönelik “öncelikli kaldırma” yaklaşımı, Türk hukukuna uyarlanabilecek mekanizmalar olarak değerlendirilmektedir.
Samet TATAR (Mon,) studied this question.