Sahih hadisleri toplayan ilk kitap olması hasebiyle büyük önem taşıyan Muvatta’ın günümüze ulaşan en meşhur rivayeti, Yahyâ el-Leysî nüshasıdır. Bugün Muvatta’ dendiği zaman akla ilk bu nüsha gelmektedir. Ne var ki söz konusu nüsha, rivayet edildiği dönemden itibaren hadislerin sened ve metinlerinde düşülen vehimler sebebiyle tenkit edilmiş, râvisi Yahyâ el-Leysî’nin güçlü bir muhaddis olmaması, İmam Mâlik’ten semâının eksik veya şüpheli görülmesi gibi hususlardan dolayı ilk dönemlerde İslam dünyasının doğusunda muteber kabul edilmemiştir. Bütün bunların yanında Endülüs’te Yahyâ el-Leysî nüshası, bölgedeki en güncel nüsha olması ve râvisi Yahyâ’nın karizması sebebiyle Muvatta’ın en muteber rivayeti kabul edilmiştir. Bu bağlamda Muvatta’ üzerine yapılan şerh ve benzeri çalışmaların en mükemmelleri, İslam hâkimiyetinde kaldığı süre boyunca Endülüs’te telif edilmiş ve bu çalışmalarda hep Yahyâ el-Leysî rivayeti esas alınmıştır. Zamanla doğu ve batı İslam dünyası arasındaki ilmî etkileşimin artması ile batının ilmî mirası âlimlerle birlikte önce Kuzey Afrika’ya, sonra da doğuya taşınmış, neticede Yahyâ nüshası, Endülüs bölgesinde olduğu kadar diğer Müslüman bölgelerde de bilinir hâle gelmiştir. Bu çalışmada Muvatta’ın Yahyâ el-Leysî rivayetinin Endülüs’teki şöhretinin ve doğuya intikalinin arka planı ele alınacak, böylece klasik eserlerin nüshalarının yaygınlaşmasında sadece ilmî saiklerin değil, aynı zamanda siyaset, coğrafya ve mezhep gibi sosyal unsurların da ne kadar etkili olabileceği gösterilmeye çalışılacaktır.
Gül et al. (Thu,) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: