Toplumlar, geçmiş kültürleri temelinde birikimlerini artırarak gelişirler. Bu birikimler toplumun belleğini oluşturur ve gelecek kuşaklara aktarılmasıyla anlam kazanırlar. Günümüzde, toplumlar sahip oldukları kültürel mirasın yok olması ve bellek yitimi problemi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Bu sorunun tanımlanması ve çözüm üretilmesi bir problematik olarak ortada durmaktadır. Konu çok boyutlu ve karmaşıktır; bu da araştırmayı önemli kılmaktadır. Bellek disiplinler arası içeriğe sahiptir ve bu kapsamda çeşitli bellek türlerinden bahsedilmektedir. Çalışmada, konuyla ilişkili olan bazı bellek çeşitleri anlatılmıştır: Bireysel bellek, toplumsal bellek; mekânsal bellek; mimari bellek ve kentsel bellek. Kavramsal çerçeve bu kavramlar temelinde oluşturulmuştur. Mekân belleğin biçimlenmesinde bağlamı oluşturur; mekânı oluşturan bileşenlerin çeşitli özellikleri, birey tarafından duyumlar aracılığıyla kavranıp, çeşitli bilişsel süreçlere bağlı olarak algılanır. Bu algısal süreçte, fiziksel yapı yanında çeşitli sosyal, kültürel ve psikolojik etmenler etkili olur. Bu bağlamda, Balat Semti incelenmiştir. Balat’ın seçilmesinin nedeni, Haliç’in bir parçası olarak hem fiziksel hem de kültürel özelliklerle İstanbul’un geçmişine ilişkin birtakım değerleri günümüze kadar taşımış bir mekân olmasıdır. Bu semtin, anıtsal yapıları, sivil mimari örnekleri ve tarihsel geçmişi ile kendine özgü bir karakteri vardır ve Balat bütünüyle bir bellek mekânıdır. Bu araştırmada, bir sistematiğe bağlı olarak konunun teorik olarak açıklanması, belirli bir örneğe bağlı olarak irdelenmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bunun için çalışmaya, öncelikle terminoloji ile başlanmış, mekân bellek ilişkisi çeşitli süreçlere bağlı olarak ortaya konmuş ve Balat, kent belleğinin mekânsal bileşenlerine bağlı olarak incelenmiş ve çeşitli öneriler ortaya konmaya çalışılmıştır.
Celal Kızıldeli (Sun,) studied this question.