Amaç: Blefaropitozis tedavisinde amaç, ambliyopinin önlenmesi, fonksiyonel ve kozmetik rehabilitasyonun sağlanmasıdır. Bu çalışmanın amacı, konjenital dismiyojenik pitoziste maksimal levator rezeksiyonunun (MLR) etkinlik ve güvenilirliğinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntemler: Kliniğimizde konjenital dismiyojenik pitozis tanılı, levator fonksiyonu (LF) ≤5 mm ve frontal askılama cerrahisini tercih etmemesi nedeniyle MLR uygulanan hastaların dosyaları retrospektif olarak tarandı. Cerrahi öncesi ve sonrası görme keskinliği (GK), LF, palpebral fissür (PF), dilate retinoskopi ölçümleri ve ekstraoküler kas fonksiyonları kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya 6'sı (%37,5) kadın, 10'u (%62,5) erkek olan 16 hastanın 18 gözü dâhil edildi. Ortalama yaş 6,9±14,6 (1-61) yıl idi. Beş (%31,2) olguda sağ, 9 (%56,3) olguda sol, 2 (%12,5) olguda her iki göz tutulmuştu. Altı (%33,3) olguda anizometropi, Snellen eşeliyle GK değerlendirilebilen 11 gözün 5'inde (%45,4) ambliyopi, 2 (%11,1) olguda şaşılık mevcuttu. Preoperatif ortalama LF 4,7±0,4 (4,0-5,0) mm, PF 5,1±0,6 (4,0-6,0) mm idi. Cerrahi sonrasında ortalama izlem süresi 27,5 (1-105) aydı. Postoperatif ortalama LF 4,9±0,7 (4,0-6,0) mm, PF 6,8±1,3 (5,0-9,0) mm idi. Cerrahi sonrasında PF değerlerinde ortalama 1,6±0,9 (0,0-3,0) mm artış izlendi, bu değer istatistiksel olarak anlamlıydı (Wilcoxon işaretli sıra testi, p=0,001). Preoperatif LF ile postoperatif PF değişimi arasında anlamlı korelasyon izlenmedi (Spearman KK=0,155; p=0,538). Cerrahi sonrası 5 (%27,8) gözde lagoftalmus izlendi ancak belirgin keratopati yoktu. Olguların 15'inde (%83,3) optik aks açıklığının korunduğu kapak pozisyonu elde edildi. PF ölçümünde yeterli artış izlenmeyen 3 (%16,7) olguya frontal askılama cerrahisi önerildi, 2'sine uygulandı. Sonuç: Maksimal levator rezeksiyonu seçilmiş olgularda, frontal askı cerrahisine alternatif olarak uygulanabilir. Hastalar muhtemel komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmeli ve yakın takip edilmelidir.
BAYTAROĞLU et al. (Thu,) studied this question.