Dilin yapı taşlarını oluşturan sözcükler, dil öğrenme sürecinin en temel bileşenlerinden biri olarak kabul edilir. Bu bağlamda, klasik İslam eğitim geleneğinde kelime öğretimini kolaylaştırmak amacıyla geliştirilen manzum sözlükler, pedagojik birer araç olarak öne çıkmaktadır. Nitekim bu tür eserler, vezin ve kafiye gibi ahenk unsurları sayesinde kelime ezberini kolaylaştırarak dönemin eğitim anlayışında temel bir materyal olarak kullanılmıştır. Bu çalışmada, klasik İslam eğitim geleneğinde önemli bir yer tutan manzum sözlüklerin Arap dili öğretimindeki rolünü ve pedagojik katkılarını, 17. yüzyıl alimlerinden Ahmed-i Hânî’nin kaleme aldığı Arapça-Kürtçe manzum sözlük Nûbahâr örneği üzerinden incelenmiştir. Çalışmanın ana gayesi, amacına uygun kelime kadrosuna sahip Nûbahâr’ın yalnızca öğrenciye kelime dağarcığı sunmadığını; aksine dilsel, dilbilgisel ve ahlaki boyutları bir araya getiren bütüncül ve sistemli bir eğitim aracı olduğunu ortaya koymaktır. Bu doğrultuda, eserin kelime kadrosu lügavî, sarfî ve nahvî açılardan tahlil edilmiştir. Ayrıca, eserdeki didaktik beyitler ahlak eğitimi perspektifinden incelenmiştir. Araştırma neticesinde Hânî’nin gündelik hayata dair kelimelerden Kur’ân kökenli kelimelere kadar zengin bir sözcük dağarcığını bilinçli olarak seçtiği, eş, zıt ve yakın anlamlı kelimeleri stratejik olarak bir arada kullanarak öğrenmeyi pekiştirdiği tespit edilmiştir. Benzer şekilde, eserin sadece kelime öğretmekle kalmayıp, Arapçanın türetme (iştikak) ve çekim (tasrif) sistemini de uygulamalı örneklerle öğrettiği anlaşılmıştır. Nûbahâr, bölümlerin başındaki beyitler aracılığıyla ilmin fazileti, dürüstlük, manevi olgunluk ve hocaya saygı gibi erdemleri vurgulayarak kapsamlı bir değerler eğitimi sunmaktadır.
Mehmet Güzel (Sun,) studied this question.