Üreme özerkliği ve üreme baskısı benzer kavramlar gibi görünse de temelde birbirinden oldukça farklı, hatta çoğu zaman birbiriyle çelişen iki olgudur. Bu iki kavramı doğru bir şekilde ayırt etmek hem toplumsal hem de bireysel düzeyde üreme ile ilgili dinamikleri anlamamıza yardımcı olabilir. Üreme hakları, üreme özgürlüğü, üreme seçimi ve üreme adaleti gibi terimler etrafında şekillenen bir kavram olan üreme özerkliği; bireylerin üreme kararlarını kendi iradeleri, tercihleri ve istekleri doğrultusunda verme hakkını ifade eder. Buna karşılık üreme baskısı; kişilerarası ilişkiler düzeyinde ortaya çıkan toplumsal cinsiyete dayalı bir şiddet türüdür ve üreme özerkliğini ortadan kaldırmayı veya sınırlandırmayı hedefler. Bu yönüyle üreme baskısı, üreme özerkliğine doğrudan zıt bir kavramdır. Kadının üreme baskısı ile başa çıkabilmesi ve üreme ile ilgili konularda özgürce karar verebilmesi için üreme özerkliğine sahip olması oldukça önemlidir. Bu çalışma, uluslararası literatür çerçevesinde üreme özerkliği ile üreme baskısı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmada; üreme özerkliğinin kısıtlanmasında üreme baskısının rolü, üreme baskısının üreme özerkliği üzerindeki etkileri ile üreme özerkliğinin güçlendirilmesine ve üreme baskısının önlenmesine yönelik kapsamlı literatür bilgisine yer verilmiştir.
Kurnaz et al. (Sat,) studied this question.