Bu çalışmanın amacı, yiyecek ve din arasındaki ilişkiyi incelemek ve Mevlevi mutfağının inanç turizmi deneyimini nasıl zenginleştirdiğini ortaya koymaktır. Araştırma nitel araştırma yöntemiyle tasarlanmış olup yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla yürütülmüştür. Bu kapsamda 7–17 Aralık 2022 tarihleri arasında Konya’da Şeb-i Arus etkinlikleri sürecinde Mevlevi mutfağı sunan restoranlarda Mevlâna’yı ziyaret eden 11 yerli ziyaretçi ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Elde edilen veriler tematik analiz yöntemiyle incelenmiş ve iki ana tema altında toplanmıştır: (1) Mevlevi mutfağı deneyimi, (2) Mevlâna Müzesi ziyareti ve Mevlevi mutfağının manevi etkisi. Bulgular, Mevlevi mutfağının ziyaretçiler tarafından yalnızca gastronomik bir deneyim olarak değil; aynı zamanda kültürel, tarihsel ve manevi bir anlam taşıyan bütüncül bir deneyim olarak algılandığını göstermektedir. Katılımcılar özellikle bademli köfte, sirkencübin şerbeti ve hassaten lokma gibi özgün yemekleri yüksek düzeyde beğenmiştir. Yemeklerdeki tatlı–tuzlu ve baharat dengesine sahip kombinasyonların ilk etapta alışılmışın dışında algılandığı, ancak deneyim sonrası bu lezzetlerin uyumlu ve beğenilir bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Mevlâna Müzesi ziyareti ile değerlendirildiğinde, gastronomik deneyimin ziyaretçilerin manevi ve duygusal algılarını güçlendirdiği belirlenmiştir. Sonuç olarak Mevlevi mutfağının, gastronomik bir unsur olmanın ötesinde inanç turizmi deneyimini destekleyen, ritüeller ve sembollerle bütünleşmiş çok boyutlu bir kültürel deneyim sunduğu ortaya konulmuştur.
USLU et al. (Sat,) studied this question.