Amaç: Önemli bir halk sağlığı sorunu olan idrar yolu enfeksiyonlarında en sık karşılaşılan etken Escherichia coli (E. coli)’dir. Çalışmamızda E. coli sıklığını ve giderek artmakta olan antibiyotik direncini araştıran makaleler derlendi. Derlenen bu makalelerin artan antibiyotik direnci için bir farkındalık oluşturması ve etkin bir tedavi için yol göstermesi amaçlandı. Yöntem: Tr Dizinde son 5 yılda E. coli ve antibiyotik direnci üzerine yapılan çalışmalar tarandı. 2018 yılı ve sonrasında yapılmış olan, Türkçe yazılmış, açık erişime sahip makaleler içerisinden E. coli ve antibiyotik direncini birlikte ele alan 13 makale incelendi. Bulgular: Tüm çalışmalarda, her iki cinsiyette de tüm yaş gruplarında idrar yolu enfeksiyonlarında en sık etken “E. coli” olarak saptandı ve sıklığı %50 ile %75 arasında olarak raporlandı. Antibiyotik dirençleri dikkate alındığında ampisilin, sülfametaksazol-trimetoprim, siprofloksasin, amoksisilin- klavulanik asitin en yüksek dirence sahip antibiyotikler olduğu; meropenem, imipenem, amikasin, fosfomisin, nitrofurantoinin en düşük dirence sahip antibiyotikler olduğu görüldü. Sonuç: Ülkemizde ve dünyada en yaygın enfeksiyonlardan olan idrar yolu enfeksiyonları ve idrar yolu enfeksiyonlarının en sık etkeni olarak karşımıza çıkan E. coli için etkili bir tedavinin yapılması önem arz etmektedir. E. coli için direnç oranı bölgelere göre farklılık arz edebilir ve yıllara göre değişebilir. Mevcuttedavilerde sıkça kullanılmakta olan sülfametaksazol-trimetoprim, siprofloksasin ve beta laktam grubu antibiyotiklere karşı yüksek direnç gelişmesi ve bu direncin zamanla artması nedeniyle, özellikle ampirik tedavilerin düşük direnç oranlarına sahip antibiyotiklerle revize edilmesi, tedavi için antibiyogram çalışılması, bilinçli antibiyotik tüketimi konusunda bilgilendirme yapılmasının tedavideki başarıyı arttırması ve artan antibiyotik dirençlerinin önüne geçmesi beklenmektedir.
Aydın et al. (Sun,) studied this question.