Bu makalede, 19. yüzyılda Hindistan’da yetişen ve Yeni İlm-i Kelâm’ın öncülerinden birisi olarak kabul edilen Şiblî Nuʿmânî’nin (1857-1914), oryantalistlerinin İslâm hakkındaki iddialarına karşı geliştirdiği metodolojik yaklaşımı ve cevap stratejisi incelenmektedir. Söz konusu yüzyılda Batı dünyası, bilim, siyaset, teknik, askeri, endüstriyel, ekonomik, kültürel ve düşünce alanlarında İslâm dünyası üzerinde belirgin bir üstünlük kurmuş; bu üstünlük İslâm dünyasında yalnızca teknolojik ilerleme ve reformlarla sınırlı kalmamıştır. Oryantalistlerin İslâm dini ve tarihi hakkındaki çalışmaları ve söylemleri Müslümanların zihinlerinde şüphe ve tereddütler uyandırmıştır. Onların İslâm’a yönelik eleştirileri, çoğu zaman önyargılı, indirgemeci ve çarpıtıcı bir söylem çerçevesinde şekillenmiştir. Bu söylem sayesinde İslâm’ın tarihsel, sosyal, siyasî ve kültürel birikimi bilinçli biçimde değersizleştirilmeye çalışılmıştır. Oryantalistlerin bu yaklaşımı, Müslüman aydınları yalnızca savunmacı refleksler geliştirmeye değil, aynı zamanda İslâm düşüncesini yöntemsel ve kavramsal açıdan yeniden inşa etmeye yönelten bir entelektüel süreci de tetiklemiştir. Bu dönemde oryantalist eleştirilere onların kendi ilmî yöntemleriyle karşılık verme sorumluluğunu üstlenen Müslüman âlimler ortaya çıkmıştır. Bu âlimlerden birisi de Hintli İslâm âlimi Şiblî Nuʿmânî’dir. O, yeni ilm-i kelâm meselesi üzerinde sistematik biçimde tefekkür eden İslâm düşünürlerinden biri olarak temayüz eder. Batı merkezli entelektüel meydan okumalar karşısında, birçok Müslüman âlim gibi Hindistan alt kıtasında kelâm ilminin yenilenmesini ilmî ve fikrî bir sorumluluk olarak telakki etmiş; İslâm’a ve Hz. Peygamber’e yönelik eleştiri ve saldırılara karşı kapsamlı bir ilmî mücadele yürütmüştür. Bu çerçevede Şiblî, oryantalist literatürü yakından incelemiş, söz konusu eserlerde ileri sürülen iddialara kendi yöntem ve argümanlarıyla cevap vermeye çalışmıştır. Şiblî’nin geliştirdiği yöntem, akıl–nakil ilişkisi, tarihsel bağlam ve eleştirel düşünce gibi unsurlar ekseninde klasik savunmacı kelâm anlayışının ötesine geçmiştir. Bu sayede bir yandan bilimsel yöntemleri kullanarak onlara reddiye yazmayı hedeflerken diğer yandan da İslâm medeniyetinin tarihsel gerçekliğini ve evrensel mesajlarını bilimsel bir zeminde açıklığa kavuşturmuştur. Böylece o, oryantalistlerin kullandığı modern ilmî yöntemler ekseninde metodolojik bir savunma geliştirmiştir. Makalede Şiblî Nuʿmânî’nin esas aldığı bu yöntemin irdelenmesinin yanında onun entelektüel mirası ve modern İslâm düşüncesine etkisine de değinilmekte, ayrıca İslâm düşüncesinin modern meydan okumalar karşısındaki dinamizmi de vurgulanmaktadır. Çalışmada literatür taraması ile birlikte sistematik tahlil ve değerlendirme yöntemlerinden yararlanılmıştır. Kaynak olarak Şiblî Nuʿmânî’nin eserlerinin Arapça ve Türkçe çevirileri esas alınmış, bunun yanında onun hakkında kaleme alınan Türkçe ve Arapça makalelerden de mümkün olduğunca istifade edilmiştir.
Erkan BULUT (Mon,) studied this question.