Kanser, yalnızca biyolojik süreçleri değil, aynı zamanda bireyin duygusal, sosyal ve varoluşsal alanlarını da etkileyen çok boyutlu ve zorlu bir yaşam deneyimidir. Güncel uluslararası rehberler, psikolojik desteğin biyomedikal tedavinin temel bir bileşeni olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Araştırmalar, kanser hastalarında depresyon, anksiyete ve travma sonrası stres bozukluğu oranlarının yüksek olduğunu, psikoterapötik müdahalelerin semptom yükünü azaltarak yaşam işlevselliğini iyileştirdiğini ve tedavi motivasyonunu artırdığını göstermektedir. Bilişsel Davranışçı Terapi ve Kabul ve Kararlılık Terapisi ise bu alanda en güçlü kanıt desteğine sahip yaklaşımlar olarak öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, birçok ülkede, özellikle de Türkiye bağlamında, kanser hastalarına yönelik psikoterapötik destek hizmetlerinin sunumunda belirgin boşluklar bulunmaktadır.
Ozan Kayar (Wed,) studied this question.