Amaç: Bu çalışmanın amacı, bireylerin güvenlik kaygıları, aidiyet ve kimlik sorunlarının günümüzde fanatizmin yaygınlaşmasındaki rolünü incelemek ve bu sürecin siyasal söylemler aracılığıyla nasıl güçlendirildiğini analiz etmektir.Yöntem: Çalışmada, seçim kazanan siyasi liderlerin kampanya sloganları eleştirel söylem analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bu kapsamda sloganlar, kimlik inşası, aidiyet üretimi ve ötekileştirme pratikleri bağlamında değerlendirilmiştir.Bulgular: Elde edilen bulgular, bireylerde artan güvensizlik ve memnuniyetsizliğin kolektif aidiyet arayışını güçlendirdiğini ve bu durumun fanatik tutumlara zemin hazırladığını göstermektedir. Ayrıca siyasi liderlerin söylemlerinin, mevcut fanatizm potansiyelini harekete geçirerek aidiyet duygusu üzerinden dışlayıcı ve kutuplaştırıcı bir dil ürettiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte farklı ülkelerdeki liderlerin söylemlerinin içerik açısından çeşitlilik gösterse de, “biz ve onlar” ayrımı, rasyonaliteyi dışlama, müzakereye kapalılık ve duygusal mobilizasyon gibi ortak fanatik kodlar etrafında benzeştiği görülmüştür. Bulgular ayrıca fanatizmin belirli bir ideolojiden ziyade, duygular üzerinden işleyen ve kitleleri harekete geçiren bir söylem tarzı olarak yeniden üretildiğine işaret etmektedir.Sonuç: Bu bağlamda çalışma, fanatizmin bireysel bir eğilimden ziyade yapısal güvensizlikler ve siyasal söylemler aracılığıyla beslenen bir olgu olduğunu ortaya koymakta ve çağdaş siyasal iletişim süreçlerinin toplumsal ayrışmayı derinleştiren etkilerine dikkat çekmektedir.
Building similarity graph...
Analyzing shared references across papers
Loading...
Nadir Ateşoğlu
İstanbul Gelişim Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
Sinop University
Building similarity graph...
Analyzing shared references across papers
Loading...
Nadir Ateşoğlu (Tue,) studied this question.
www.synapsesocial.com/papers/69f836d93ed186a739980fac — DOI: https://doi.org/10.17336/igusbd.1616221
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: