Bu çalışma, Türkiye’deki üniversitelerde 2020-2024 yılları arasında İletişim Bilimleri Ana Bilim Dalı’nda tamamlanan doktora tezlerinde intihal eğilimlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Akademik dürüstlük ilkesi, bilimsel üretim sürecinde merkezi bir rol oynamasına rağmen intihal, ciddi bir etik sorun olmaya devam etmektedir. Araştırmada, İletişim Bilimleri Ana Bilim Dalı’nda tamamlanan doktora tezleri (n=125) benzerlik yazılımı (iThenticate) ile taranmış, ardından akademik muhakeme ve bağlamsal okuma yoluyla değerlendirilmeye tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgulara göre, incelenen tezlerin %47,20’sinde (n=59) intihal tespit edilmiştir. Yıllara göre dağılım incelendiğinde, en yüksek intihal oranı %62,50 (n=10) ile 2020 yılında görülmüş, 2024 yılında ise bu oran %38,46 (n=15) olarak kaydedilmiştir. Çalışmanın en çarpıcı bulgusu, tespit edilen ihlallerin %86,44’ünün (n=51) “kaynak manipülasyonu” türünde olmasıdır. Bu durum, adayların ikincil kaynaklara (aktaran) ait cümle yapılarını ve entelektüel emeği kullanmalarına rağmen atıfları doğrudan birincil kaynağa yaptıklarını göstermektedir. İntihal, görünmez bir emek sömürüsü içeren yaygın bir duruma dönüşmüştür. Bulgular ışığında intihalin denetim zafiyetleriyle derinleştiği ve çözümün liyakat temelli yapısal reformlarda yattığı sonucuna varılmıştır.
Erkam Temir (Fri,) studied this question.