Amaç: Bu anket esaslı çalışmada, diş hekimliği öğrencilerinin ağız sağlığına ilişkin bilgi düzeylerini, ağız sağlığı tutum ve davranışlarını ve dental anksiyetelerini değerlendirmek; elde edilen verilerin fakülte sınıf düzeylerine göre farklılıklarını belirlemek amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Yapılan anket çalışmasına 210 diş hekimliği öğrencisi katılım sağladı. Anket formunun ilk kısmında; yaş, cinsiyet, kaçıncı sınıf oldukları gibi sosyodemografik veriler kaydedildi. Anketin devamını oluşturan sorular; bireylerin ağız sağlığına yönelik bilgi düzeyleri, periodontal farkındalık ile ilgili bilgi düzeyleri, diş hekimine gitme sıklıkları ve oral hijyen alışkanlıklarını ölçen sorulardan oluşturuldu. Anket formunun ikinci kısmında bireylerin diş sağlığı davranışlarını ve algılarını araştırmak için geliştirilen Hiroşima Üniversitesi Diş Davranış Envanteri Hiroshima University Dental Behavior Inventory (HU-DBI) kullanıldı. Anket formunun üçüncü kısmında bireylerin dental anksiyete seviyesini ölçen Modifiye Dental Anksiyete Skalası (MDAS) kullanıldı. Anket formunun doldurulmasının ardından katılımcıların klinik muayenesi yapılarak klinik parametreleri (Plak İndeksi ve Gingival İndeksi) kaydedildi. Bulgular: Çalışmamızda, 5. sınıf öğrencilerinin HU-DBI puanları, 1. sınıflara kıyasla daha yüksek bulundu ancak istatistiksel olarak anlamlı değildi. İki dk ve üzeri fırçalama süresi 5. sınıf öğrencilerinde belirgin olarak daha yüksek bulundu. Beşinci sınıf öğrencilerinin Plak İndeksi ve Gingival İndeksi skorları 1. sınıflara göre daha düşük bulundu. Beşinci sınıf öğrencilerinin dental anksiyete skorlarının 1. sınıflara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede daha düşük olduğu tespit edildi. Sonuç: Çalışmamız, diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin ağız sağlığına yönelik bilgi düzeyleri, tutum ve davranışları ile dental anksiyete düzeylerinin sınıf düzeyine göre anlamlı şekilde değiştiğini ortaya koymuştur. Eğitim sürecinin ilerlemesiyle birlikte öğrencilerin ağız sağlığına ilişkin farkındalıklarının arttığı, olumlu davranış örüntüleri geliştirdikleri ve dental anksiyete düzeylerinin azaldığı gözlemlendi.
TURGUT et al. (Thu,) studied this question.