Siyasî partiler, modern temsili demokrasilerin ve ulus-devlet yapılarının vazgeçilmez kurumları olarak sosyolojinin ve siyaset biliminin ilgi odağında yer almaktadır. Türk siyasî hayatının kurumsallaşma evresinde, II. Meşrutiyet’in çok sesli ortamından Cumhuriyet’in inşasına uzanan süreçte, partilerin toplumsal işlevi üzerine yürütülen tartışmaların merkezinde Ziya Gökalp bulunmaktadır. Mevcut literatürde Gökalp’in milliyetçilik ve kültür kuramları geniş yer bulsa da, onun parti sosyolojisine dair özgün çıkarımları genellikle genel teorilerinin gölgesinde kalmıştır. Ele alınan bu çalışma, Gökalp’in parti kuramını sistematik bir bütünlük içinde inceleyerek, onun siyasî organizasyonları toplumsal iş bölümünün bir parçası olarak nasıl kavramsallaştırdığını irdelemektedir. Çalışma boyunca Gökalp’in düşüncelerindeki dönüşümler, dönemin siyasî krizleri ve toplumsal ihtiyaçları bağlamında değerlendirilerek, modern Türk siyasetinin kuramsal kökenlerine ışık tutulması hedeflenmektedir. Modernleşme sürecindeki toplumların siyasî kurumsallaşma çabaları, sosyolojik literatürün temel tartışma alanlarından birini oluşturmaktadır. Ziya Gökalp, siyasî partileri salt birer iktidar mücadelesi aracı olarak görmenin ötesinde; onları millî devletin inşasında ve hars ile medeniyet arasındaki dengenin tesisinde kritik işlevler üstlenen mekanizmalar olarak tanımlar. Bu çalışma, Gökalp’in parti sosyolojisi üzerine odaklanarak, onun siyasî partilere yüklediği anlamı Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan tarihî süreklilik içerisinde çözümlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden doküman analizi yöntemi benimsenmiş; Gökalp’in temel eserleri ve dönemsel makaleleri üzerinden içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın kapsamı, Gökalp’in "normal" ve "marazi" partiler ayrımı, partilerin toplumsal dayanışmadaki rolü ve tek parti sistemine bakışı ile sınırlandırılmıştır. Analiz neticesinde; Gökalp’in partileri millî hâkimiyetin manivelası olarak konumlandırdığı, ancak toplumsal birliğin henüz tesis edilmediği geçiş dönemlerinde tek parti uygulamasını geçici bir zorunluluk olarak rasyonalize ettiği saptanmıştır. Elde edilen bulgular, Gökalp’in parti kuramının Batı merkezli liberal yaklaşımlardan ziyade, Türkiye’nin özgün sınıfsal ve kültürel dinamiklerine göre şekillenmiş yerli bir sosyolojik yaklaşım sunduğunu ortaya koymaktadır.
İkbal VURUCU (Fri,) studied this question.