Zarar sigortaları, sigortalının malvarlığında somut olarak meydana gelen eksilmeleri güvence altına almayı amaçlayan bir sigorta türüdür. Bu kapsamda sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür (TTK m. 1459). Sigortacının sorumluluğu, sigorta bedeli ile sınırlandırılmıştır (TTK m. 1461/1). Sigorta bedeli, kural olarak sigortacının sorumluluğunun azami sınırını oluşturmaktadır. Ancak TTK m. 1461/2 hükmü ile bu kurala önemli bir istisna getirilmiştir. Buna göre, TTK m. 1461/1’de yer alan sınırlama, aynen tazmini öngören yeni değer sigortaları hakkında uygulanmaz. Dolayısıyla, bu tür sigortalarda sigortacı, sigortalının zararından fazla ödeme yapabilir ve zararı aşan bu ödemeler geçersiz sayılmaz. Yeni değer sigortası, rizikonun gerçekleşmesi hâlinde hasara uğrayan malın riziko gerçekleştiği andaki “yeni değerini” esas alan bir sigorta türüdür. Bu durum, zenginleşme yasağı ilkesi karşısında, bu sigorta türüne ilişkin bazı tereddütlere yol açmaktadır. Bununla birlikte, bu sigorta türünde sigorta tazminatının nasıl belirleneceği konusunda Kanunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu çerçevede, tazminatın hangi esaslara göre ve nasıl belirleneceği uygulamada önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Bu makalenin amacı, yeni değer sigortasını genel hatlarıyla ortaya koymak ve yeni değer tazminatına ilişkin esasları belirlemektir. Bu kapsamda, öncelikle yeni değer sigortasının hukuki niteliği ve türleri kısaca ele alınacaktır. Ardından, öğretideki görüşler ve yargı kararları ışığında, yeni değer tazminatına ilişkin esaslar belirlenmeye çalışılacaktır. Çalışmada tümdengelim yöntemi benimsenecektir. Bu çerçevede, öğretideki görüşler ve yargı kararlarındaki genel ilkelerden hareketle bir sonuca ulaşılmaya çalışılacaktır.
Mehmet Cemil Türk (Mon,) studied this question.