Bu makale, Atabetü’l-Hakâyık ‘ı klasik nasihatnâme türünün sınırlarını aşan kuramsal bir perspektiften yeniden yorumlayarak metni, analojik düzlemde ele alınan erken bir ‘proto-nöropolitik’ düzenleme aygıtı olarak değerlendirmektedir. Edib Ahmed Yüknekî’nin eseri, Türk-İslam kültür çevresinde davranış modelleri, duygusal yönelimler ve değer algıları üzerinde uzun süreli etkiler üreten normatif bir söylem kurmaktadır. Ayet, hadis, atasözü ve normatif yargılardan oluşan örgü, metnin kapalı bir ahlaki kozmos kurmasına imkân tanımış; bu yapı, değer aktarımını süreklileştiren kültürel bir mekanizma işlevi görmüştür. Makale, proto-nöropolitik kavramını, modern nöropolitika ile doğrudan bir süreklilik varsaymayan, ancak zihinsel yönelimlerin kültürel olarak nasıl düzenlendiğini görünür kılan analitik bir kategori olarak tanımlamakta ve Atabetü’l-Hakâyık ‘ın bu bağlamda işlev gördüğünü savunmaktadır. Metnin sunduğu söylem, iktidarın dışsal zorlayıcılardan bağımsız biçimde öznenin içsel alanında işleyen yönlendirme mekanizmaları kurmasına imkân tanımaktadır; böylece davranış, duygu ve düşünce örüntüleri belirli bir normatif çerçeve doğrultusunda yönlendirilmektedir. Foucault’nun disiplin, özneleşme ve içselleştirilmiş denetim kavramları ile Han’ın psikopolitik çözümlemeleri, eserin zihinsel ve davranışsal yönlendirme biçimlerini açıklamak amacıyla kullanılmıştır. Çalışma, Atabetü’l-Hakâyık ‘ın ahlaki öğütler sunan bir metin olma niteliğinden çıkarak bireyin iç dünyasını biçimlendiren, kolektif bilişi yeniden yapılandıran ve iktidarın sürekliliğini destekleyen çok katmanlı bir zihinsel yönlendirme düzeni kurduğunu ileri sürmektedir.
Sümeyra ALAN (Thu,) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: