İslam Felsefesinin büyük düşünürü Muallim-i Sânî Fârâbî, özellikle mantık ilmini İslam dünyasında ilk defa kuran kişi olarak öne çıkmaktadır. O, ilimlerin tümüne dair kuşatıcı bir felsefi bakışı ortaya koyduğu İlimlerin Sayımı (İhsâu’l-‘ulûm) isimli meşhur eserinde mantık ilminin zorunlu olarak sekiz bölümden oluştuğunu vurgulamış; her birinin bir kitapta ele alındığını belirtmiştir. Kendisi de mantığı oluşturan bu sekiz bölüme dair hem Aristoteles’in eserlerine şerhler yazmış hem de kendi özgün telif eserlerini kaleme almıştır. Fârâbî’nin yazdığı şerhlerden maalesef çok az bir kısmına erişilmiş olsa da kendi telif kitaplarının hemen hepsi günümüze ulaşmış ve yayınlanmıştır.Ancak Fârâbî’nin mantık ilminin kurucu metinleri olan “el-Kütübü’l-Mantıkıyetü’s-Semâniye” (Sekizli Mantık Külliyatı) içindeki sekizinci kitap olan Şiir-Poetika’ya dair yazdığı eserin mahiyeti hususunda literatürde bir müphemlik mevcuttur. Zira genel olarak alana dair çalışmalarda, özellikle de Türkiye’de, Fârâbî’nin şiir teorisi ağırlıklı olarak Risâle fî Kavânîni’ş-Şu‘arâ üzerinden okunmakta; onun Poetika’ya dair görüşlerini yansıtan müstakil eseri olarak bu risale, daha çok bilinen ve atıf yapılan eser olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma; söz konusu risalenin, Aristoteles’in Poetika’sının ve Grek şiir türleri ve terimlerinin anlaşılmasını kolaylaştırmaya yönelik giriş mahiyetinde bir eser olduğunu; külliyatın asıl sekizinci parçasını ise Kitâbu’ş-Şi‘r’in teşkil ettiğini savunmaktadır. Makale kapsamında Kitâbu’ş-Şi‘r, klasik kaynaklar, modern literatür ve Fârâbî poetikası içindeki konumu bakımından ayrıntılı bir şekilde tahlil edilmiş; eserin günümüze ulaşan iki yazma nüshasına dayanarak ilk defa tahkikli metin neşri ve Türkçe tercümesi yapılarak araştırmacıların istifadesine sunulmuştur.
Ferruh Özpilavcı (Fri,) studied this question.