Sürdürülebilir kalkınma açısından gelirin adil bölüşümü kadar önemli bir diğer husus da gelirin oluşumu için gerekli olan fiziksel ve beşerî sermayenin toplum içinde adil bir şekilde dağılmasıdır. Bu mesele, tarım devrimiyle birlikte cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğinin temel sebeplerinden biri olmuş, sanayi devrimi ile daha da pekişmiş ve dijital devrim sürecinde değişen bir suretle varlığını sürdürmüştür. Dijitalleşme devrimi her alanda olduğu gibi emek piyasalarında da ciddi dönüşümlere neden olmuştur. Bununla birlikte kaynakların ve oluşan gelirin dağılımı kapsamında daha güncel sorunları da beraberinde sürüklemiştir. Bu çalışma, kadın emeğinin dijital süreçlere katılımının bir ülkenin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) üzerindeki etkisini AB-27 ülkelerine ait 2018-2022 yıllarını kapsayan veriyi kullanarak incelemektedir. Çalışmada, ülkelerin toplumsal cinsiyete dayalı dijital bölüşüm ve katılım süreçlerini ölçmeyi mümkün kılan ve güncel bir gösterge olan Dijitalleşmede Kadın Puan Tablosu (Women in Digitalization Scoreboard-WID) kullanılmaktadır. Bu kapsamda tanısal testlere dayanarak tahmin edilen tesadüfi etkiler Driscoll-Kraay modeli sonuçlarına göre istihdamın ve kadının dijitalleşmeye katılımındaki artışların reel kişi başı GSYH üzerinde pozitif bir etkisi olduğu saptanmaktadır. Modelde kullanılan bir diğer bağımsız değişken olan sabit sermaye yatırımlarının ise negatif ve anlamlı olan istatistiksel etkisi azalan marjinal verimler kanuna işaret etmektedir. Son olarak araştıma ve geliştime (AR&GE) harcamalarının anlamlı bir istatistiksel etkisinin bulunmadığı görülmektedir.
Elif Asoy (Thu,) studied this question.