PulseExploreJournal ClubDebatesTrendingResearchersJournals
Instagram
HomeExploreJournal ClubTrending
Synapse
⌘+K
Synapse
April 27, 2026Akademik Tarih ve Dusunce Dergisi0 citationsOpen Access

Türk Romanında Mizojinik Söylem: Bir Toplumsal Cinsiyet Çalışması

View Full Paper
HGhalime ünaldi gökalp

Key Points

  • Bu araştırma, erken dönem Türk romanındaki mizojinik söylemi ve kadın karakterlerin ceza mekanizmalarını incelemektedir.
  • Eleştirel Söylem Analizi (ESA) yöntemi kullanılmıştır.
  • Romanlarda patriyarkal söylemin yapılandırılması sorgulanmıştır.
  • Kadın karakterlerin üzerindeki yaptırım pratikleri analiz edilmiştir.
  • Kadın karakterler, patriyarkal otorite tarafından damgalayıcı sıfatlar ve annelik miti ile cezalandırılmıştır.
  • Özneleşme çabası gösteren kadınlar fiziksel, sosyal ve psikolojik düşüşlerle sistem dışına itilmiştir.
  • Romanlar, ulusal kimlik inşasında toplumsal cinsiyet rollerini yeniden üretme işlevi göstermektedir.

Abstract

Bu makale, Jön Türk, İntibah, Kiralık Konak ve Bir Tereddüdün Romanı adlı eserler aracılığıyla erken dönem Türk romanında mizojinik söylemin nasıl inşa edildiğini ve kadın karakterler üzerinde hangi cezalandırma mekanizmalarıyla işlediğini incelemektedir. Araştırmada yöntem olarak, metinlerin ideolojik arka planını ve güç ilişkilerini görünür kılmaya imkân tanıyan Eleştirel Söylem Analizi (ESA) benimsenmiş; elde edilen bulgular feminist kuram çerçevesinde değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında patriyarkal söylemin kadını idealize edilmiş nesne ya da melek ile şeytanlaştırılmış öteki ya da femme fatale biçimindeki karşıt temsiller üzerinden nasıl yapılandırdığı sorgulanmaktadır. Araştırmanın temel amacı, toplumsal sınırları zorlayan Ceylân, Mehpeyker, Seniha ve Vildan gibi kadın karakterlerin patriyarkal otorite tarafından hangi yaptırım pratiklerine maruz bırakıldığını ortaya koymaktır. Bu doğrultuda anlatıcı müdahaleleri, damgalayıcı sıfatlar ve kadının varoluşunu doğurganlığa indirgeyen annelik miti temel inceleme birimleri olarak ele alınmıştır. Yapılan çözümlemeler, özneleşme çabası gösteren kadın karakterlerin fiziksel ölüm, sosyal düşüş ya da psikolojik çöküş yoluyla sistem dışına itildiğini göstermektedir. Sonuç olarak incelenen romanların, ulusal kimlik inşası sürecinde normatif toplumsal cinsiyet rollerini yeniden üreten bir işlev üstlendiği anlaşılmaktadır.

Ask AI
Helpful
Bookmark
Share
View Full Paper

Cite This Study

halime ünaldi gökalp (2026) studied this question.

synapsesocial.com/papers/69eefd15fede9185760d3c8dhttps://doi.org/10.46868/atdd.2026.1103
Ask AI
Helpful
Bookmark
Share
View Full Paper