Bu çalışma, IV–V. yüzyıllarda Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlarda Hun hâkimiyetinin oluşumunu ve bu hâkimiyetin bölgesel güç dengeleri ile Roma İmparatorluğu üzerindeki etkilerini incelemektedir. Karadeniz’in kuzeyi, tarih boyunca Kimmer ve İskit göçleriyle şekillenen ve Avrasya bozkır dünyası ile Akdeniz havzası arasında bir geçiş alanı oluşturan stratejik bir coğrafya olmuştur. Hunların Orta Asya’dan batıya yönelen hareketleri, bölgenin etnik ve siyasî yapısında önemli dönüşümlere yol açmış; özellikle Alanlar ve Gotlar üzerindeki baskıları, geniş ölçekli göç hareketlerini tetiklemiştir. Bu gelişmeler, Roma sınırlarında askerî ve idarî krizleri derinleştirmiş ve 378 yılında gerçekleşen Hadrianopolis Savaşı gibi kırılma noktalarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Hunların bu süreçteki rolü doğrudan olmaktan ziyade dolaylı nitelik taşımakla birlikte, bölgesel güç dengelerinin yeniden şekillenmesinde belirleyici bir etki oluşturdukları görülmektedir. Attila döneminde Hun siyasî ve askerî gücü zirveye ulaşmış; Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlar Hun hâkimiyetinin stratejik dayanak noktalarından biri haline gelmiştir. Ancak Attila’nın 453 yılında ölümü sonrasında Hun siyasî birliği zayıflamış, Nedao Savaşı’ndaki yenilgi ve Dengizik’in ölümüyle birlikte Hun hâkimiyeti çözülme sürecine girmiştir. Bu gelişmeler, bölgede yeni göç dalgalarının ve siyasî oluşumların ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Çalışma, Hun hâkimiyetini bozkır–Roma etkileşimi bağlamında değerlendirerek, Geç Antik Çağ’da Karadeniz’in kuzeyindeki siyasî dönüşümün daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Hasan Aksoy (Mon,) studied this question.