Bu çalışma Osmanlı’da akçe ayarlamalarının mehir sözleşmelerine etkisini şeyhülislâm fetvaları üzerinden incelemektedir. Osmanlı para düzeninin temel birimi olan akçenin 1580’lerin ortalarında başlayan büyük ayarlamalar serisiyle birlikte istikrarsız bir döneme girdiği; 1640’lı yıllardan itibaren yaklaşık elli yıl boyunca piyasada pek görünmediği ve daha çok bir hesap birimi olarak işlev gördüğü bilinmektedir. Osmanlı uygulamasında genellikle boşanma veya eşlerden birinin vefatı hâlinde ödenen uzun vadeli bir borç olarak tesis edilen mehr-i müeccelin özellikle akçe üzerinden belirlendiği durumlarda bu ayarlamalardan etkilenmesi kaçınılmazdı. Nitekim 1662-1716 yılları arasında görev yapan şeyhülislâmların fetvalarında ele alınan pek çok mesele, akçe ayarlamaları yüzünden ödeme yükümlüleriyle hak sahipleri arasında çeşitli ihtilafların yaşandığına işaret etmektedir. İçerdikleri somut para miktarları, para birimleri ve güncel kurlar fetvaların hukuki hayatta meydana gelen gerçek vakalardan formüle edildiklerini göstermektedir. İhtilaflar genellikle mehir olarak belirlenen akçenin tedavülden kalkması, piyasadan çekilmesi, başka bir beldedeki rayice göre talep edilmesi ve mehir borcunun tesmiye edilenden farklı ve/veya düşük ayarlı parayla ödenmek istenmesinden kaynaklanmaktadır. Çalışma şeyhülislâm fetvalarına yansıyan mehir ihtilaflarını ve çözüm yollarını para tarihine ilişkin verileri dikkate alarak betimlemekte ve analiz etmektedir. Ayrıca şeyhülislâmların Hanefî hukukunu kendi dönemlerinde ortaya çıkan somut meseleler bağlamında nasıl yorumladıklarını da göstermektedir. İncelenen mehir ihtilaflarıyla günümüz Türkiye’sinde yaşanan birçok borç ihtilafının arkasında benzer parasal müdahaleler yatmaktadır. Bu nedenle çalışma Osmanlı hukuku, iktisat ve sosyal tarihine katkı sağlamanın yanı sıra güncel borç ilişkilerine tarihsel bir perspektif kazandırması bakımından da önem taşımaktadır.
Muharrem Midilli (Mon,) studied this question.