Yapay zekâ insanlık tarihinde önemli değişikliklere yol açmaktadır. Yapay zekâya ilişkin ilk çalışmalar 1950’li yıllarda Turing’in bir makine nasıl insan gibi düşünebilir sorusuyla başlamıştır. Günümüzde de yapay zekâ çalışmaları hızla devam etmektedir. Yapay zekânın uzun geçmişine rağmen tartışmalı ve gelişime açık yanları bulunmaktadır. Yapay zekâ kullanımı pek çok sektörde ve kurumda giderek yaygınlaşmaktadır. Çalışmanın ana amacı merkez bankalarının yapay zekâ kullanım potansiyelini değerlendirmektir. Merkez bankalarının yapay zekâdan yararlanma potansiyelinin giderek artmasına karşın, yazında bu alandaki çalışmalar henüz oldukça kısıtlıdır. Bu çalışma, merkez bankalarının geleneksel görevleri üzerinden, yapay zekâ kullanımını çok boyutlu bir yaklaşımla inceleyerek literatüre katkı vermeyi hedeflemektedir.Yapay zekânın örgüt bünyesine alınabilmesi, örgütlerin olgunluk seviyeleriyle de oldukça ilişkilidir. Bu nedenle makalede BIS üyesi merkez bankaları incelenmiştir. Çalışmanın temel bulgusunu yapay zekâ algoritmalarının siyah kutu olarak adlandırılan kapalı yanlarının merkez bankası hesap verebilirliği ile örtüşmemesi oluşturmaktadır. Bu bulguya ek olarak merkez bankalarının yapay zekâ kullanımına ilişkin önemli bir potansiyeli bulunmasına rağmen bu potansiyeli örgütsel yapılanmalarına yaymada eksiklikleri ve kısıtları bulunduğu görülmüştür.
Rumelili et al. (Thu,) studied this question.