14 Mayıs 1950’de iktidara gelen Demokrat Parti’nin ilk icraatlarından biri, genel af olmuştur. Topluma dönen sabıkalılar için plan ve program dâhilinde istihdam olanaklarının ortaya konulamaması, suç oranlarındaki artışı da beraberinde getirmiştir. Özellikle cinsel suçlardaki artış kamuoyunun dikkatinden kaçmamış, Sarıyer Cinayeti adıyla anılacak olan ve Sevim Başay’ın Sarıyer’de tecavüze uğrayıp öldürülmesi toplumda infial yaratmıştır.Çalışmamızda söz konusu döneme ışık tutan arşiv belgeleri, ulusal gazeteler, süreli yayınlar ve kitaplar doküman incelemesi tekniğiyle toplanmıştır. Sosyal medyada konuyla ilgili yayınlar takip edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Cumhuriyet Gazetesi’nin bu kadın cinayetiyle ilgili yayınları temel alınmış, diğer ulusal gazetelerden farklı bulgu ve veriler elde ederek araştırmada kullanılmıştır. Bunu yaparken kronolojiye ve tarihsel metodolojiye uygun bir şekilde çalışılmıştır.Genel af sonrası yaşanan suç artışları ve araç ve gereç noksanlığı yaşayan polisin geleneksel yöntemlerle suçla mücadelesine değinilmiştir. Soruşturma polisinin eleştirilmesi ve bunun Emniyet Teşkilatı’na etkileri de ele alınmıştır. Araştırmamızda topluma mal olmuş bir kadın cinayetinin nasıl soruşturulduğu ve birçok şüphelinin yakalanmasına rağmen failin bir türlü ortaya çıkarılmaması irdelenmiştir. Sarıyer’de yaşanan kadın cinayetinin basında, kamuoyunda ve iç politikada önemli etkileri açıklanmaya çalışılmıştır.
Uğur Baysal (Mon,) studied this question.