II. Dünya Savaşı sırasında, başta Bağımsız Hırvatistan Devleti topraklarından olmak üzere çok sayıda eski Yugoslavya vatandaşı, Alman birliklerinin 1940’ta işgal ettiği ve Vidkun Quisling’in rejimini kurduğu Norveç’e esir işçi olarak götürüldü. Almanya’nın en önemli savaş liderlerinden biri ve 1944’te Drvar Çıkarması’nın komutanı olan General Rendulic, Balkanlar’daki başarısızlığının cezası olarak II. Dünya Savaşı’nın son aylarını Avrupa’nın en kuzeyinde geçirdi. Sonuç olarak, Kuzey Avrupa ile Avrupa’nın Güneydoğusu pek çok farklı bağlantıya sahipti; bu arada oradaki ülkeler sonsuz derecede uzaktı, kültürel bağları yoktu, diplomatik temsilleri yoktu. Makale, Norveç’in II. Dünya Savaşı öncesi ve sırasındaki tarihinin kısa bir özetini sunuyor; Hitler Kuzey Avrupa’yı fethetmeye karar verene kadar İngilizler ve Almanlar arasında geçiş yaptı. Bu tarihi olayın II. Dünya Savaşı’nın genel seyri açısından önemine, özellikle de Alman saldırganlığının ABD’deki İskandinav kökenli politikacılar üzerindeki etkisine ve onların izolasyon politikasından ayrılışlarına dikkat çekmektedir. Makalenin temel fikri, “küçük” tarihleri ve olayları bütünleştirmenin önemini göstermektir. “küçük uluslar”ı daha büyük, küresel veya Avrupa tarih yazımı anlatısına dönüştürmek. Norveç’in II. Dünya Savaşı’ndaki jeopolitik konumu, Adolf Hitler’in stratejik planlamaları doğrultusunda biçimlenmiş ve ülke, İngiltere ile Almanya arasındaki askerî ve deniz hâkimiyeti mücadelesinde kritik bir dönüm noktası hâline gelmiştir. Bu süreçte yaşanan gelişmeler, yalnızca Avrupa’daki savaşın genel dinamiklerini etkilemekle kalmamış, aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri’ndeki İskandinav kökenli siyasetçilerin izolasyonist dış politika anlayışından uzaklaşmalarını anlamlandırmak bakımından da önemli bir analitik çerçeve sunmuştur.
Cemile Tekin (Sat,) studied this question.