Bu çalışmada, 2011-2020 yılları arasında Türkiye'deki dolandırıcılık suçlarının sosyo-ekonomik faktörlerle ilişkisi incelenmektedir. Çalışma, Türkiye İBBS-2 İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre, işsizlik, enflasyon, kişi başına düşen milli gelir, alınan göç, altyapı yatırımları ve nüfus yoğunluğu gibi değişkenlerin dolandırıcılık suç oranlarına etkilerini analiz etmektedir. Analiz yöntemi olarak Panel ARDL analizi kullanılmıştır, çünkü bu yöntem farklı düzeylerde durağanlığa sahip değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkileri incelemeye olanak sağlamaktadır.. Bulgulara göre, PMG ARDL uzun dönem analiz sonuçları literatüre daha uygundur. Literatürün aksine, işsiz sayısındaki artışın dolandırıcılık suçunu azaltıcı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın bulguları, işsizlik oranlarındaki artışın dolandırıcılığı artırmadığını, aksine belirli ekonomik koşullarda bireyleri daha fazla yasal ve güvenli gelir yollarına yönlendirdiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, enflasyondaki artışlar, altyapı yatırım miktarı, alınan göç ve nüfus yoğunluğu dolandırıcılık suçunu artırmaktadır. Özellikle, enflasyonun bireylerin satın alma gücünü olumsuz yönde etkileyerek, ekonomik zorlukları artırması; göç, kentleşme ve altyapı yatırımlarındaki artışların ise suç oranlarını yükselten başlıca faktörler olarak ortaya çıkması dikkat çekmektedir. Ayrıca, okuma yazma bilmeyenlerin sayısının artması nitekli suç olan dolandırıcılık suçunu azaltıcı bir etkiye sahiptir. Bu bulgular, sosyo-ekonomik faktörlerin dolandırıcılık suçuyla olan ilişkisini daha iyi anlamamıza katkı sağlamaktadır.
Işik et al. (Wed,) studied this question.