DNA örnekleri, ceza davalarında suçluların kimliğini tespit etmek için eşsiz bir delil niteliğindedir. Suç yerinden elde edilen örnekler ile bir kişinin DNAsı veya yine bu örneklerle bir DNA veri bankasında muhafaza edilen bir DNA profili arasında karşılaştırmalar dahil olmak üzere ceza muhakemesinde DNA analizi çeşitli şekillerde gerçekleştirilebilir. Hatta, kolluk görevlileri tarafından gelecekte işlenecek suçların şüphelileri, tanıkları ve mağdurlarını bulmak için yeniden kullanılabilmektedir. DNA örneği toplamanın ve analiz etmenin tüm bu farklı yolları aynı amaç için gerçekleştirilmektedir: Gerçeği ortaya çıkarmak. Fransa, yasal zemini ve Otomatik Ulusal Genetik Veri Bankası (Fichier national des empreintes génétiques - FNAEG) olarak adlandırılan DNA veri bankasının artan kapasitesi açısından dünyadaki öncü ülkelerden biridir. Zaman içinde artan taleple birlikte DNA’nın ceza yargılamalarında kullanımının kapsamı da kaçınılmaz olarak genişlemiştir. Bu nedenle, mevzuat farklı yıllarda defalarca değiştirilmiştir. DNA örneklerinin önemi kabul edilmekle birlikte, bu örneklerin kullanımındaki artış, özel hayata saygı hakkı ve özellikle de veri koruma konularında bazı endişelere yol açmıştır. Bu kapsamda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bu mevzuat değişiklikleri üzerinde önemli yansımaları olmuştur. Bu çalışmada, Fransız Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (FCPC) ceza yargılamalarında DNA’nın toplanması ve işlenmesine ilişkin hükümleri mercek altına alınacak ve sonuç bölümünde Türkiye’deki mevzuat değişiklikleri için önerilerde bulunulacaktır.
Seçkin Koçer (Thu,) studied this question.