Amaç: Henoch Schönlein Purpurası (HSP), çocukluk çağının en sık görülen küçük damar vaskülitidir. Başta cilt olmak üzere tüm sistemleri tutabilir. Etiyolojisi henüz net olarak bilinmemekle birlikte, üst solunum yolu enfeksiyonları ve ilaçların hastalığı tetikleyebileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, HSP tanısı alan hastaların epidemiyolojik ve klinik özellikleri ile laboratuvar bulguları incelenerek, laboratuvar ve klinik bulgular arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Yöntemler: Çalışmada, 01.01.2012–10.04.2019 tarihleri arasında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine, çocuk acil servisine başvuran ya da çocuk hastalıkları servisinde yatarak tedavi gören HSP tanısı alan 127 çocuk hasta, retrospektif olarak hastane sistemi üzerinden bilgisayar ortamında incelendi.Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 7.5 ± 3.4 olup, hastalığın en sık görüldüğü mevsim sonbahar (%32) olarak saptandı. Hastaların yarısında (%50) geçirilmiş üst solunum yolu enfeksiyonu ve %38,3’ünde antibiyotik kullanım öyküsü saptandı. Başvuru anında 106 hastada (%88,3) döküntü, 77 hastada (%64,2) eklem tutulumu, 63 hastada (%52,5) gastrointestinal sistem tutulumu ve 31 hastada (%25,8) böbrek tutulumu saptandı. Yalnızca bir hastada (%0,08) santral sinir sistemi tutulumu mevcuttu. Hastaların lökosit değerleri 5.000–37.000 arasında olup; 79 hastada (%73) C-reaktif protein CRP artışı, 84 hastada (%71,1) lökositoz ve 26 hastada (%22) trombositoz saptandı. C3–C4 düzeyi çalışılan 33 hastanın yalnızca 3’ünde (%10) yaşa göre düşüklük saptandı. Mikroskobik hematüri olan 16 kişi (%13,3) saptandı. Çalışmaya katılan 70 hastaya USG yapılmış olup, bu hastaların 13’ünde (%10,8) mezenterik lenfadenit, 5’inde (%4,2) invajinasyon saptandı. Çalışmaya dahil edilen 120 hastanın 91’i (%75,8) hastanede yatarak tedavi aldı. Tedavide en çok kullanılan steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar (%72,6) idi. Kortikosteroid kullanma oranı ise %39,1 olarak saptandı.Sonuç: Çalışmamızda, multisistemik bir vaskülit olan HSP kendini sınırladı; ancak %9,8 oranında nüks görüldü. Hastalığın akut dönem dışında olası komplikasyonlar ve gelişebilecek nüks nedeniyle uzun dönem takibi önemlidir.
Girgeç et al. (Tue,) studied this question.