Kadrocuların sınıfsız bir toplum yaratma iddiasını, devletin girişimci kapasitesiyle harmanlayan kalkınma anlayışı, ekonomik alanı, toplumsal dönüşümün kurucu mekânı hâline getiren planlamacı bir vizyonla bütünleşmiştir. Bu nedenle Kadro, yalnızca erken Cumhuriyet’in politik ekonomi tartışmalarına eşlik eden bir entelektüel yönelim değil, Türkiye’de kalkınma söyleminin nasıl kurulduğunu, hangi normatif dayanaklara yaslandığını ve hangi ideolojik sınırlar içinde yeniden üretildiğini sorgulamak için güçlü bir teorik mercek sunmaktadır. Buradan hareketle makale, Türkiye’nin erken Cumhuriyet döneminde şekillenen iktisadi kurgusunu, devletçilik ekseninde örgütlenen kalkınma ve sanayileşme stratejilerinin ötesine geçerek Kadro Hareketi üzerinden yeniden yorumlamaktadır. Çalışmanın temel amacı, Kadro’nun bu devletçi kalkınma kurgusunu çağdaş kalkınma yaklaşımlarının çoğulcu ve parçalı teorik evreniyle karşılaştırmalı biçimde tartışmak; böylece tarihsel sürekliliklerin hangi eksenlerde korunduğunu, hangi noktalarda ise belirgin kırılmaların ortaya çıktığını görünür kılmaktır. Sürdürülebilirlik, çevresel sınırlar, girişimci devlet, neo-kalkınmacı yönelimler, ulusal inovasyon sistemleri ve post-kalkınmacı eleştiriler gibi güncel tartışmalar ışığında yürütülen analiz, erken Cumhuriyet’in iktisadi mimarisini bugünün kalkınma söylemini hâlâ şekillendiren bir entelektüel miras olarak ele almaktadır. Bu çerçevede makale, Türkiye’nin kalkınma paradigmasının uzun erimli dönüşümünü anlamak için yeni bir tartışma zemini sunmaktadır.
Kurtuluş-Şimşek et al. (Thu,) studied this question.