Bu çalışmada, Halide Edip Adıvar’ın Seviye Talip ve Zoya Zana Pirzad’ın Işıkları Ben Söndürürüm adlı eserlerinde yaratılan kadın imgeleri karşılaştırmalı olarak incelenecektir. Seviye Talip, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki modernleşme sürecinde toplumsal cinsiyet rollerini ve kadının konumunu ele alırken, Işıkları Ben Söndürürüm ise İran toplumundaki geleneksel aile yapısının kadınların yaşamı üzerindeki etkilerini gözler önüne sermektedir. Her iki eserde de kadınları ailevi, toplumsal ve psikolojik baskıların hedefi haline getiren ve onları Spivak’ın susturulan, dışlanan ve ötekileştirilenleri işaret eden "madun" figürüne dönüştüren toplumsal dinamiklerle birlikte, Bourdieu’nün öne sürdüğü eril tahakküm ve sembolik şiddet kavramları ele alınacaktır. Bu doğrultuda kadın karakterlerin eril tahakküm altındaki toplumsal cinsiyet rollerine yönelik deneyimleri karşılaştırmalı olarak sosyolojik feminist eleştiri ışığında değerlendirilecektir. Ayrıca çalışma, 19. yüzyıl Osmanlı ve 20. yüzyıl İran toplumsal cinsiyet rollerinin benzerliklerine odaklanarak, ‘birini öteki haline getiren’ toplumsal kalıpları kırma konusunda kadının uzun dönemdir süregelen bireysel ve toplumsal mücadelesinin görünür kılınmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
ÖZEN et al. (Mon,) studied this question.