PulseExploreJournal ClubDebatesTrendingResearchersJournals
Instagram
HomeExploreJournal ClubTrending
Synapse
⌘+K
Synapse
April 15, 2026Senectus3 citationsOpen Access

Dilsel Merkez-Dışılaştırma, Anlatısal Kimlik ve Yaşlılığın Toplumsal Konumu: Türk Modernleşmesi Üzerinden Kuramsal Bir Tartışma

View Full Paper
MBMuhammet Bilici

Key Points

  • Bu çalışma, yaşlılığın toplumsal konumunu çeşitli kuramsal çerçeveler ışığında ele almayı amaçlamaktadır.
  • Kuramsal tartışma
  • Connerton’un yapısal unutuş çerçevesinin genişletilmesi
  • Ricoeur’ün anlatısal kimlik kuramı ile ilişkilendirme
  • Türkiye Cumhuriyeti dönemine odaklanma
  • Yaşlıların toplumsal konumu devlet politikalarıyla şekillenir.
  • Dilsel merkez-dışılaştırma, yaşlı kuşakların değerini zayıflatır.
  • Anlatısal kimlik, hafızanın yapılandırılmasında önemlidir.

Abstract

Bu makale, yaşlılığın toplumsal konumunu epistemik boyutu, kuşaklararası hafıza aktarımının yapısal koşulları ve ulus-devlet ile kapitalizmin bu koşulları dönüştüren dinamikleri ekseninde ele alarak üç kavramsal katkı sunmaktadır. Dilsel merkez-dışılaştırma, Connerton’un yapısal unutuş çerçevesini dil alanına genişleterek devlet destekli standardizasyonun yaşlı kuşakların söz varlığını ve okuryazarlık sermayesini değersizleştiren, kaydetme ile bedenleştirme pratiklerini eşzamanlı hedef alan bir unutuş mekanizmasını betimlemektedir. Makbul/makbul olmayan yaşlı ayrımı, devletin hafıza politikasının yaşlılığı resmî anlatıya uyum derecesine göre hiyerarşik biçimde konumlandırdığını göstermektedir. İstenmeyen tanıklık, Serres’in parazit kavramından farklılaşarak iletişim kanallarının kasıtlı yeniden düzenlenmesinin ürettiği özgül bir ifşa konumunu tanımlamaktadır. Bu kavramlar Ricoeur’ün anlatısal kimlik kuramı, Serres’in kıvrımlı zaman ontolojisi, Connerton’un bedensel hafıza çerçevesi ve Hallaq’ın sosyo-epistemik kurumlar kavramından oluşan kuramsal bir zincir içinde geliştirilmektedir. Makale, kapitalist zaman rejimi ile ulus-devletin modernleşme projesinin yakınsayan söküm mekanizmalarıyla yaşlılığın kuşaklararası aktarımdaki merkezî rolünü zayıflattığını ortaya koymaktadır. Türkiye’nin erken Cumhuriyet dönemi politikalarını bu yakınsamanın en yoğun gözlemlendiği örnek vaka olarak incelemektedir.

Ask AI
Helpful
Bookmark
Share
View Full Paper

Cite This Study

Muhammet Bilici (2026) studied this question.

synapsesocial.com/papers/69df2c2fe4eeef8a2a6b1316https://doi.org/10.26650/senectus.2026.4.1.1145
Ask AI
Helpful
Bookmark
Share
View Full Paper