Bu çalışma, hemşirelik mesleğinin televizyon dizilerinde nasıl temsil edildiğini ve bu temsillerin toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin yapısal ve kültürel biçimlerini nasıl yeniden ürettiğini eleştirel bir bakışla incelemektedir. Johan Galtung’un şiddet tipolojisi kuramsal çerçeve olarak benimsenmiş; Doktorlar, Mucize Doktor ve Hekimoğlu dizileri tematik analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. “Mesleki kimliğin inşası”, “toplumsal cinsiyet kalıpları” ve “cinsiyetlendirilmiş mesleki ilişkiler” eksenlerinde yapılan analizler, hemşire karakterlerin klinik karar süreçlerinden sistematik biçimde dışlandığını, mesleki özerkliklerinin görünmez kılındığını ve erkek egemen sağlık sistemine tâbi bir pozisyonda sunularak, mesleki kimliklerinin değersizleştirildiğini göstermektedir. Hemşirelik temsilleri, cinsiyet temelli mesleki eşitsizlikleri doğallaştırmakta ve şiddetin yapısal ve kültürel biçimlerinin sürekliliğine hizmet etmektedir. Bu bağlamda çalışma, hemşirelik mesleğinin kadınlıkla özdeşleştirilmiş yapısının medya aracılığıyla nasıl yeniden üretildiğini, bu temsil örüntülerinin Galtung’un şiddet tipolojisiyle nasıl iç içe geçtiğini tartışarak, kültürel şiddet ve temsiliyet politikalarına odaklanan medya araştırmalarına özgün bir katkı sunmaktadır. Hemşire karakterlerin medyada cinsiyetsizleştirilmiş, mesleki bilgiye sahip, karar süreçlerine katılan ve özerk sağlık profesyonelleri olarak temsil edilmesi; yalnızca mesleki saygınlık açısından değil, toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi açısından da yaşamsal bir gerekliliktir. Bu temsil dönüşümü, sadece medyada değil; toplumsal bilinçte de mesleklerin cinsiyetlendirilmiş algısının sorgulanabilmesinin ön koşuludur.
Evin DOĞAN (Fri,) studied this question.