Bu makale, klasik Aristotelesçi mantık geleneğinin tasavvurat kısmındaki karşıolum türü olan çelişik önermeleri teorik ve tarihsel boyutlarıyla inceleyip klasik mantık tarihindeki yerini daha anlaşılır ve sistematik çerçevede ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çelişik önermeler, bir önermenin doğruluğu ile onun karşıtının zorunlu yanlışlığı arasında kurulan mantıksal ilişkiyi ifade eder. Bu bağlamda, çalışmanın temel problemi çelişikliğin hangi tür önermeler arasında, hangi şartlarda gerçekleştiğini ortaya koymaktır. Yalnızca tanımlayıcı değil, aynı zamanda mantıksal çözümleme ve örnekler üzerinden temellendirici bir yaklaşım benimsenmiştir. İnceleme, özellikle çelişik ilişkilerin belirgin biçimde ortaya çıktığı yüklemli önermelerle sınırlı tutulmuş, şartlı ve modal önermeler kapsam dışı bırakılmıştır. Yüklemin niteliği (olumlu/olumsuz), niceliği (tümel/tikel), özelliği (hâss) ve niceliği belirsiz (mühmele) olması gibi faktörler çelişik önermelerin ortaya çıkış koşulları açısından sistematik biçimde ele alınmıştır. Metodolojik olarak, mukayeseli analiz ve metin çözümleme yöntemleri esas alınmakta, tarihsel süreçte farklı dönemlerde yaşamış mantıkçıların görüşleri kronolojik sırayla değerlendirilmektedir. Bu çerçevede Ebû Nasr el-Fârâbî (v. 951), İbn Sînâ (v. 1037), Gazzâlî (v. 1111), Fahreddin er-Râzî (v. 1210) gibi klasik dönem düşünürlerinin yanı sıra, müteahhir dönem mantıkçılarından Efdalüddin el-Hûnecî (v. 1248), Esîrüddin el-Ebherî (v. 1265), Nasîrüddin et-Tûsî (v. 1274), Necmüddin el-Kâtibî (v. 1277), Sirâceddin el-Urmevî (v. 1283), ve Şemsüddîn es-Semerkandî (v. 1303) gibi isimlerin çelişik önermelere dair yaklaşımları da karşılaştırmalı biçimde incelenmektedir.
Enver Şahin (Tue,) studied this question.