Bu makale, dijital folklorun 21. yüzyılda eğitim ve edebiyat üzerindeki etkilerini kapsamlı bir biçimde ele almaktadır. Dijitalleşme süreci, geleneksel folklor anlatı larının dönüşümüne zemin hazırlamış; sosyal medya, memler, bloglar, dijital hikâye anlatımı ve mikro-anlatılar gibi dijital platformlar aracılığıyla hem kültürel akta rım pratiklerini hem de edebi ifade biçimlerini radikal biçimde değiştirmiştir. Bu bağlamda çalışma, dijital folklorun yalnızca kültürel bir fenomen olarak değil, aynı zamanda çağdaş eğitimde güçlü bir pedagojik araç olarak da işlev gördüğünü savun maktadır. Analitik çerçevede Michel Foucault’nun bilgi-iktidar ilişkileri kuramı, Pa ulo Freire’nin eleştirel pedagoji yaklaşımı ve Jean Baudrillard’ın simülasyon teorisi temel alınarak çok katmanlı bir çözümleme gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, dijital folklorun hem bireysel kimlik inşası hem de kolektif hafıza süreçleri üzerindeki etkisi detaylı biçimde analiz edilmiştir. Ayrıca bu süreçte dijital ağların hız, erişilebilirlik ve etkileşim kapasitesi üzerinden anlam üretimini yeniden yapılandırdığı; kullanıcıların yalnızca tüketici değil, aynı zamanda içerik üreticisi hâline geldiği vurgulanmaktadır. Elde edilen bulgular, dijital folklorun medya okuryazarlığı, eleştirel düşünme, kültü rel farkındalık ve yaratıcı ifade becerilerini geliştirmek için eğitimde dönüştürücü bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, dijital kültürün eğlence ya da iletişim alanı olmaktan çıkarak eleştirel düşünmeyi destekleyen dinamik bir öğrenme ortamına dönüştüğünü göstermektedir.
Feysel Taşçıer (Thu,) studied this question.