Adli kontrol tedbirlerinin temel amacı tutuklamaya alternatif oluşturmaktır. Güvence tedbiri de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) yer alan adli kontrol tedbirlerinden biridir. 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (CMUK) döneminde “kefalet” veya “teminatla salıverme” olarak bilinen bu tedbir, CMK ile hem isim hem de yapı olarak farklılaştırılmış ve kapsamı genişletilmiştir. Güvence tedbiri CMK’da üç ayrı amaca yönelik olarak düzenlenmiştir. Bu amaçlar; şüpheli veya sanığı kaçmaktan caydırma (CMK m. 109/3-f), mağdurun haklarını koruma (CMK m. 109/3-h), aile yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ve nafaka borcunun ödenmesini sağlamaktır (CMK m. 109/3-i). Ayrıca, CMK m. 113, 114 ve 115’te güvence tedbirinin içeriği, önceden ödenmesi ve iadesiyle ilgili hükümler yer almaktadır. CMK’daki detaylı düzenlemeye rağmen güvence tedbirine uygulamada sınırlı şekilde başvurulmaktadır. Bunun temel nedenleri, düzenlemedeki sistematik ve yapısal eksiklikler ile uygulamaya dair mevzuatın yetersizliğidir. Güvence tedbiri sahip olduğu öneme rağmen öğretide yeterince incelenmemiştir. Konuyla ilgili Yargıtay içtihatları da yetersizdir. Belirtilen sorunların giderilmesine katkı sunmak adına bu çalışmada güvence tedbiri, geniş kapsamlı olarak incelenmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur.
İlhan Bulut (Mon,) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: