Son yillarda Arslantepe'de, M.O. 4.Binyilin ilk yarisina, VII. Evreye tarihlenen, toplu kullanima acik alanda yer alan toren amacli buyuk bir yapinin- icindeki yuzlerce seri olarak uretilmis kaselerden ve bircok kil muhurden de anlasildigi gibi- mallarin paylasilmasi ve mallar uzerinde idari kontrol icin kullanildigi belirlenmistir. Dogu Toros silsilesinin kuzeyindeki Arslantepe, Son Uruk VIA Evresinden de tanidigimiz Mezopotamya modelinde oldugu gibi, uretimi denetleyen yerel merkezi bir orgutlenmeden gelistigini iyi bir sekilde belgelemistir. Gene son yillarda yapilan Arslantepe kazilari, 3.Binyil baslarinda, bolgede, kismen sistemin kendi icinde gelisen bir karmasa, kismen de Kuzeydogu'dan gelen bir gocun neden oldugu kultur degisimini gosteren kanitlari ortaya cikartmistir. Bu degisimin en belirgin kaniti, yerlesmenin terk edilmis olan toplu kullanima acik alani kaplayan, yerel yapi gelenegine tumu ile aykiri olan, camur sivali dal orgu kulubeler ile, Kura-Aras gelenegindeki el yapimi cift renkli, siyah-kirmizi (Karaz) canak comleginin varligidir. M.O. 3. Binin Ilk baslarina tarihlenen, genis, yuvarlagimsi bir cukurun dibindeki gorkemli tas-sanduka mezara, basta cesitli silah ve madeni nesneler olmak uzere cok zengin olu armaganlari ve sandukanin uzerine birakilmis, olasilikla kurban edilmis, dort eriskin ile birlikte gomulmus bir yoneticinin mezari da, bu gorusumuzu destekler niteliktedir. Bu mezara gomulmus olan soylunun, devletlesme surecindeki ekonomik gucu elinde tutan rahip-yonetici turu yerine, farkli bir toplumsal duzeni, olasilikla coban/gocmen bir toplumun silaha dayali gucunu yansittigi dusunulebilir. Yerel kulture ek olarak yeni gelen bu ogenin, zaman icinde yerel toplumla ozdesleserek, yeni siyasi ve ekonomik bir duzeni olusturdugu anlasilmaktadir. Bu yeni olusumu, ilk Tunc Cag I’in son donemine tarihlenen hoyugun orta kesiminde, akropol ya da tahkim edilmis ic kale olarak tanimlayabilecegimiz tas temelli yuksek kerpic duvar ile cevrili, Uruk gelenegini yansitan cark isi ince yapim ve sakli astar bezekli canak comlegin kullanildigi kerpic duvarli yapilari olan yerlesim temsil etmektedir. Bu acidan Malatya havzasini Anadolu ve Mezopotamya gelenekli, farkli kultur bolgelerinin arasinda kalan, zaman zaman karsiti zaman zaman da bunlarin butunlesmesi ile gerceklesen farkli bir olusum bolgesi olarak tanimlayabiliriz
No takes yet. Share an insight, caveat, or question.
Marcella Frangipane (2001) studied this question.
Synapse has enriched 5 related papers. Consider them for comparative context: