Bu çalışma, meşhur İslâm âlimi İmam Şâfiî’nin şiirlerinde yer alan şikâyet muhtevalı beyitleri konu edinmektedir. Genel anlamda hikmet temalı şiirler gibi şikâyet de klasik dönem Arap edebiyatında şiirin müstakil bir teması olarak ele alınmamış olmasına rağmen Câhiliye’den itibaren farklı dönem ve coğrafyalarda çeşitli şiir türleri içerisinde varlığını sürdürmüştür. Zira değişen toplumsal ve tarihî şartlara rağmen insanın ortak şikâyet konularından bahsetmek mümkündür. Şikâyet içerikli beyitler, bireyin duygu ve düşünce dünyasının sahici bir yansıması olarak hem şairin iç dünyasına hem de yaşadığı toplumun sosyal dokusuna ışık tutmaktadır. Bu yönüyle şikâyet şiirleri, edebî olduğu kadar tarihî ve sosyolojik bir değer de taşımaktadır. Dört büyük Sünnî fıkıh mezhebinden biri olan Şâfiî mezhebinin imamı olan İmam Şâfiî, başta fıkıh olmak üzere İslâmî ilimlerde büyük bir otorite olmasının yanında şairlik yönüyle de temeyyüz etmiş bir âlimdir. Şiirin duygu ve düşüncelerin samimiyetle ifadesi noktasındaki işlevi dikkate alındığında onun şiirleri hem bireysel hem de toplumsal şikâyet konuları açısından zengin bir malzeme sunmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde şikâyet temasının benzer edebî temalarla ortak ve farklı yönleri üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde şikâyetin Arap edebiyatındaki yeri kısaca ele alınmış, ikinci bölümde İmam Şâfiî’nin edebî yönü ve divanına dair genel bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışmanın merkezini oluşturan üçüncü bölümde ise İmam Şâfiî’nin şikâyet konulu beyitleri çeşitli alt başlıklar altında incelenmiştir. Bu başlıklar toplumda değersiz kimselerin yüceltilmesi, zalim yöneticilerin kapısında kul köle olmuş alimler, ilmin ehliyetsiz kişilerde zayi edilmesi, dostluğun hakkının verilmemesi, vefasızlık, haset ve riya gibi sosyal problemlerin yanı sıra, şairin kişisel hayatına dair kırgınlıklarını ve karşılıksız sevgiden doğan bireysel şikâyetlerini de kapsamaktadır. İmam Şâfiî’nin şikâyet konulu şiirlerine genel olarak bakıldığında bu dizelerin isyan duygusundan ziyade toplumun sorunlarına dikkat çeken, eleştirel bir bakışla fakat yapıcı ve yol gösterici bir üslupla kaleme alındığı görülmektedir. Bu yönüyle onun şiirleri ahlâkî ve pedagojik mesajlar taşıyan metinler olarak da değerlendirilebilir. Bu beyitlerden hareketle Şâfiî’nin karakterine dair başka bazı ipuçları da elde etmek mümkündür. O, dostluk ve vefaya büyük önem veren, ilmin izzetinin korunması konusunda son derece hassasiyet gösteren, samimi ve yapmacık davranışlardan nefret eden bir kişiliğe sahiptir. Buna mukabil ilkesiz, menfaatperest ve riyakâr tutum sergileyen kimseler en fazla hoşnutsuzluk duyduğu ve asla çevresinde barındırmadığı tipler olarak tezahür eder. Bu itibarla Şâfiî’nin şikâyet beyitleri hem çağının toplumsal çarpıklıklarına dair eleştirel bir panorama sunduğu için hem de onun şahsiyet dünyasını anlama noktasında dikkate değer ipuçları barındırdığı için oldukça önemlidir.
Mohammad Mohammadi (Mon,) studied this question.