Bu makale, Thomas Kuhn (1922–1996) bağlamında, bilimsel paradigmaların süreç ve içerik bakımından hangi safhaların ardından ve ne türden saikler, yapılar, ilkeler ve bağlamlar doğrultusunda ortaya çıktığını ele almaktadır. Bu doğrultuda paradigmaların oluşum safhlarında -bilim öncesi, aykırılıklar ve keşifler, bunalım, bilimsel devrim ve özellikle olağan bilim dönemlerinde- dünya görüşünün ne türden işlevler icra ettiği sorusu önem arz etmektedir. Makalenin ilk bölümünde, paradigmaların belirtilen geçişken evreler boyunca nasıl ortaya çıktığına yönelik genel bir çerçeve sunulacaktır. Bu süreçte bilim topluluğu, paradigmanın hem taşıyıcısı hem de koruyucusu olarak işlev görürken paradigma ise kendine özgü kuralları, dili ve yöntemleriyle bilimsel faaliyetler için yepyeni bir araştırma evreni, yepyeni bir dünya oluşturacak şekilde ortaya çıkar. Paradigmanın oluşumunu tamamladığına işaret eden göstergelerden biri, bilim topluluğu tarafından genel kabul görmesidir. Bilim topluluğu ortak değerler, inançlar, dil, kavramlar ve yöntem(ler) gibi çeşitli müşterek yapılar ve unsurlar etrafında bir araya gelir. Bu müştereklerin bütünü, dünya görüşü olarak adlandırılabilir. Makalenin ikinci bölümünde ise dünya görüşünün paradigmanın oluşum süreci boyunca ve sonrasında bilim topluluğunun araştırmalarına nasıl ve neden eşlik ettiğine dair bir bağlam takdim edilecektir. Burada dünya görüşü, başlangıçta bilim insanlarına ilham ve motivasyon kaynağı olurken ulaşılan bilginin uygulanmasına yönelik yönlendirici işlevler de üstlenmektedir. Ancak bu durum, dünya görüşünün yalnızca araştırmanın başında ya da sonunda etkili olduğu anlamına gelmez; aksine araştırmanın hemen hemen her safhasında etkin ya da edilgin bir rol üstlenir. Dünya görüşü ile benzer bir yapıya sahip paradigma da bilim üzerinde belirleyici işlevlere sahiptir. Zira paradigma olmaksızın Kuhn’un düşünce sistematiğinde bilim topluluğundan, bilimsel devrimden, bilimden, bilimsellikten söz etmek mümkün değildir. Buna göre dünya görüşü ile paradigma arasında yapısal bir ilişki mevcuttur ve bu ilişkinin mahiyeti, makalenin temel ve öncelikli meselesini oluşturmaktadır.
Sıracettin Aslan (Tue,) studied this question.