2016 yılında ABD’de iktidara gelen Trump’ın 2019 yılında aldığı tek taraflı kararla Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi ve Suriye’ye ait olan Golan Tepelerini İsrail’e vermesi Filistin’e destek olan ülkelerin istikbalde sorunun çözülmesine yönelik tüm ümitlerini yerle bir etmiştir. Buna ilaveten başta Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere Körfez ülkelerinin ve Gazze’ye mücavir coğrafyadaki ülkeler birer birer İsrail’le normalleşme sürecine girmesi sorunu, Hamas-İsrail arasında dar kapsamlı bir çatışma çerçevesine yerleştirmiştir. Bunun ötesinde ülkelerine demokrasini gelmesinden korkan birtakım Arap diktatörleri, bir halk hareketi olan Hamas’ı bitirme hususunda İsrail’le gizli anlaşmalara imza atmışlardır. Bu bağlamda, 7 Ekim 2023 tarihi, İsrail-Filistin çatışmasının seyrini temelden değiştiren, 1973 Yom Kippur Savaşı'ndan bu yana görülmemiş ölçekte bir stratejik şok olarak tarihe geçti. Hamas'ın "El-Aksa Tufanı" operasyonu, yalnızca askeri bir taarruz olmanın ötesinde, derin bir istihbarat başarısızlığını, bölgesel güç dengelerini ve küresel kamuoyunun dönüşen dinamiklerini ortaya koydu. Bu saldırı, İsrail devletinin güvenlik doktrinini ve "yenilmezlik" mitini sarsarken, Filistin meselesini uluslararası diplomasinin yeniden merkezine yerleştirdi. Bu çalışma söz konusu operasyonun bölgesel ve küresel düzeyde jeopolitik tesirlerini analiz etmeyi amaçlamaktadır.
No takes yet. Share an insight, caveat, or question.
İnaç et al. (2025) studied this question.
Synapse has enriched 5 related papers. Consider them for comparative context: