Answers are grounded in this paper and cite their sources.
Depolanmış hububattaki zararlılarla mücadeledeki ana yöntem fosfin gazı ile fumigasyondur. Fosfin gazı Türkiye’de 1950’li yıllardan beri yoğun olarak kullanılmaktadır. Fosfinin uzun yıllardan beri depolanmış hububatta kullanımına ve dünyada da pek çok ülkede yüksek seviyelerde fosfin direncinin belirlenmiş olmasına rağmen Türkiye’de bugüne kadar bu konuda herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Yüksek seviyelerde fosfin direnci, un biti Tribolium castaneum ’da belirlenerek direnç yapısı genetik olarak tanımlanmıştır. Bu zararlı Türkiye’de depolanmış buğdayda yaygın bir zararlı konumunda olduğundan, bu ilk çalışma fosfin direncinin T. castaneum’ daki durumunu ve ülkedeki dağılımını ortaya koymak üzere yürütülmüştür. Dört popülasyon, zayıf ve kuvvetli direnç için sırasıyla ayırıcı fosfin konsantrasyonları olan 0.03mg/L ve 0.25mg/L dozları ile 20 saat süreyle uygulama temeline dayanan bioassaylerle test edilmişlerdir. Bu testlerde popülasyonların tümünde direnç olduğu ve direnç oranının 196 kata kadar ulaştığı belirlenmiştir. Yapılan genetik çalışmalar ve sekans, tüm popülasyonların kuvvetli direnç allellerine sahip olduklarını ve bu popülasyonların daha önce literatürde rapor edilenlere benzer olarak rph2 lokusundaki direnç allelini taşıdıklarını göstermiştir. Çalışma sonuçlarımız, T. castaneum ’un Türkiye popülasyonlarında fosfine karşı güçlü bir direncin yaygın olduğunu göstermektedir.
No takes yet. Share an insight, caveat, or question.
Koçak et al. (2015) studied this question.
Synapse has enriched 10 related papers. Consider them for comparative context: