Answers are grounded in this paper and cite their sources.
Cross-sectional study finds no significant association between ABO/Rh blood groups and periodontal status in adults, indicating blood type alone does not determine periodontal disease risk.
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Türk erişkin popülasyonunda periodontal durum ile ABO ve Rh kan grubu fenotipleri arasındaki olası ilişkinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli, kesitsel gözlemsel çalışmada elektronik hasta ka-yıtlarından elde edilen veriler kullanılarak sistemik olarak sağlıklı 163 birey değerlendirildi. Katılımcılar periodontal sağlıklı (n=50), gingivitis (n=49), Evre I-II periodontitis (n=25) ve Evre III-IV periodontitis (n=39) olmak üzere dört gruba ayrıldı. Periodontal tanılar, rutin klinik ve radyografik değerlendirmeler doğrultusunda 2017 Dünya Çalıştayı Periodontal ve Peri-implant Hastalıklar ve Durumlar Sınıflaması esas alınarak belirlendi. ABO ve Rh kan grubu bilgileri katılımcı anamnezlerinden elde edildi. Demografik özellikler ile ABO ve Rh kan gru-bu fenotiplerinin periodontal durumla ilişkisi uygun istatistiksel yöntemlerle analiz edildi ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen bireylerin %54,0'ı kadın, %46,0'ı erkekti. Periodonti-tis grubunun yaş ortalaması periodontal sağlıklı ve gingivitis grubuna göre anlamlı derecede daha yüksekti (p<0,001), ancak cinsiyet dağılımı gruplar arasında farklılık göstermedi (p=0,143). En sık görülen ABO kan grubu A (%36,2), en yaygın Rh fenotipi ise Rh pozitif (%89,6) olarak belirlendi. Periodontal durum ile ABO kan grubu dağılımı (p=0,623) ve Rh fak-törü (p=0,263) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı. Sonuç: Bu çalışmanın sınırlılıkları dahilinde, periodontal durum ile ABO ve Rh kan grubu fenotipleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Bulgular, periodontal hastalıkların multifaktöriyel doğasını desteklemekte olup, ABO ve Rh kan gruplarının periodontal hastalık gelişiminde tek başına belirleyici olmadığını düşündürmektedir. Bu ilişkinin daha kapsamlı olarak aydınlatılabilmesi için farklı popülasyonlarda, daha geniş örneklemli, çok merkezli ve prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.
No takes yet. Share an insight, caveat, or question.
Ziyaettin et al. (2026) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: